Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Az bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Ekonomi | Yerli üretim ‘Türk Havyarı’ markasıyla ihracat edilecek

Yerli üretim ‘Türk Havyarı’ markasıyla ihracat edilecek

Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, Türkiye'de üretilen mersin balıklarından elde edilecek havyarın 2027'nin sonunda "Türk havyarı" markasıyla ihracatının yapılacağını ve 100-150 milyon dolar gelir elde edileceğini belirtti.

Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, Türkiye'de üretilen mersin balıklarından elde edilecek havyarın 2027'nin sonunda "Türk havyarı" markasıyla ihracatının yapılacağını ve 100-150 milyon dolar gelir elde edileceğini belirtti.

KAYNAK: Anadolu Ajansı
Yerli üretim ‘Türk Havyarı’ markasıyla ihracat edilecek

Kafes balıkçılığı yapılan bir tesiste gerçekleştirilen hasat için Adana'nın Yumurtalık ilçesine gelen Türkyılmaz, AA muhabirine, Türkiye'nin su ürünlerinde yetiştiricilik yoluyla elde edilen üretim miktarıyla Avrupa'da birinci sırada yer aldığını söyledi.

Ülkede su ürünleri yetiştiriciliğinin her geçen gün yaygınlaştığını belirten Türkyılmaz, Muğla, İzmir ve Aydın'ın ardından Adana'da da çipura ve levrek üretimi yapılmaya başlandığını dile getirdi. Türkyılmaz, ciddi bir ihracat potansiyeli bulunan su ürünleri yetiştiriciliğinde hedeflerini gerçekleştirmek için bu tür üretim alanlarının artırılması gerektiğini ifade etti.

Su ürünleri yetiştiriciliğinde çipura, levrek, alabalık, Türk somonu ve midyeyi üretim planlaması kapsamına aldıklarını, bu çerçevede yıl ve bölge bazlı ne kadar üretim yapılacağının belli olduğunu söyleyen Türkyılmaz, bu sayede alıcı ve satıcının önünü görebildiğini belirtti. Türkyılmaz, planlama kapsamında hangi ülkeye ne kadar ürün ihraç edilebileceğinin öngörüsünün de yapıldığını, bu sayede firmaların rekabet ortamı oluşmadan ve fiyat kırmadan ürünlerini hak ettiği değerde satabildiklerini dile getirdi.

Denizde avcılık yoluyla yapılan üretimi hiçbir şekilde artırmak istemiyoruz

Su ürünleri yetiştiriciliğinde planlı üretimdeki oranın yüzde 98'i bulduğunu belirten Türkyılmaz, üretimi teşvik etmek ve artırmak amacıyla da ciddi desteklemelerin olduğunu ifade etti. Türkyılmaz, 1980'li yıllarda su ürünleri yetiştiriciliğinin Türkiye'de neredeyse yok denilecek kadar az olduğunu, 2000'li yıllardan sonra ise desteklemelerle yetiştiricilikte bugün üretim miktarının avcılıktan elde edilen miktarı geçtiğini söyledi.

Desteklemelerin sadece üreticilerin ve yetiştiricilik yoluyla elde edilen ürünlerin artışına sebep olmadığını belirten Türkyılmaz, "Denizde avcılık yoluyla yapılan üretimi hiçbir şekilde artırmak istemiyoruz. Devlet ve ülke politikası bu. Bakanlığımızın uygulamakta olduğu stratejiler ve planlamalar da bunun altyapısını oluşturuyor. Denizde olan balık denizde kalsın. Sadece sürdürülebilir bir balıkçılık yönetiminin gereği olarak avcılık yönetimini biraz daha sınırlı düzeyde tutma gayreti içindeyiz. Halkımızın hayvansal protein olan balık ihtiyacının karşılanmasını da yetiştiricilik yoluyla elde etme çabası içindeyiz. İhracata da bu yolla gönderme stratejisi içindeyiz." diye konuştu.

Amaç, yetiştiricilik yoluyla üretimi geliştirmek

Türkiye'nin, denizlerde su ürünleri avcılığı yapabilecek balıkçı filosuyla da Avrupa'nın en güçlü ülkelerinden biri olduğuna dikkati çeken Türkyılmaz, şöyle konuştu: "Bugün dünyanın pek çok ülkesinde balıkçı gemilerimiz Türk bayrağı dalgalandırıyorlar. Bu bayrak dalgalandırma işini desteklediğimiz gibi diğer taraftan da kendi kara sularımızda kendimize ait olan balıkları da çok fazla avlatmama stratejisini güdüyoruz. Dolayısıyla yetiştiriciliğe yapılmış olan yatırım ve devlet desteklemeleri avcılık miktarının daha sınırlı kalmasına sebep oluyor. Bugün istesek sahip olduğumuz balıkçı filosundaki gemilerle elde etmiş olduğumuz avcılık miktarını çok kısa bir süre içinde, belki bir yıl içinde 10 katına, 20 katına da çıkarabiliriz ama amaç o değil. Amaç, balığı denizde bırakmak, mümkün olduğunca yetiştiricilik yoluyla üretimi dünyada olduğu gibi geliştirmek."

Türk havyarı markasıyla ihracat hedefi

Türkyılmaz, iç sularda nesli tükenme tehlikesi altında olan mersin balığının varlığını artırmak için de özellikle Elazığ ve Gaziantep bölgesindeki baraj göllerinde çalışma yaptıklarını söyledi.

Mersin balığının et tüketimi amaçlı bir balık olmadığını, havyar alındıktan sonra değer kazanan bir tür olduğunu dile getiren Türkyılmaz, şunları kaydetti: “Gururla söyleyebilirim ki 2027'nin sonunda Türkiye'de üretilmiş mersin balıklarından elde edilmiş havyarın 'Türk havyarı' markasıyla ihracatı söz konusu olacak. Mersin balıklarından elde edilecek havyarlar vasıtasıyla yaklaşık 100-150 milyon dolar civarında ihracat geliri elde edeceğimizi söylemek isterim. Siyah havyar konusunda da çok iddialıyız. Dünyada en çok tercih edilen ve istenilen havyar türünün bugün itibarıyla üretimini başarmış durumdayız. Bunun ticari olarak pazarlanmasına yönelik özel sektörümüzle işbirliği içinde bu pazarları zorluyoruz. Türkiye'de üretilmiş havyarın da dünyada talebinin olduğunu çok memnuniyetle söylemek isterim. Bugün itibarıyla henüz üretimi yapılmamış olan havyarların bile 'Siz bunu nasıl olsa yapacaksınız, önümüzdeki yıl bize şu kadar havyar verebilir misiniz?' diye peşin olarak üreticilerimize parası ödenerek anlaşmaların, sözleşmelerin yapıldığı bir türden bahsediyoruz.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız