Türkiye’nin savunma sanayisinde dünya standartlarında yüksek teknoloji ürünler ve sistemler tasarlayıp ürettiğine dikkat çeken Kacır, ülkenin girişimcilik ekosisteminin gücüne vurgu yaparak, bu alandaki yeteneklerin Türkiye’ye gelmesi için yeni bir fırsat penceresi açtıklarını ifade etti.
Bakan Kacır, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Bugün Türkiye’de, 13 bin şirketin inovasyon yaptığı ve desteklerimizden yararlandığı 114 teknopark bulunmaktadır. Buna ek olarak özel sektörde 1.700’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezi mevcuttur. Ar-Ge insan kaynağı kapasitemiz ise son yirmi yılda yaklaşık 29 binden 310 bine yükselmiştir. Bu durum, Türkiye’nin Ar-Ge ve inovasyon konusundaki kabiliyetini çok net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bunun en popüler sonuçlarından biri, bugün herkesin gördüğü savunma teknolojileridir; Türkiye, savunma sanayiinde dünya standartlarında yüksek teknolojiye sahip ürün ve sistemler tasarlayıp üretmektedir.
2 haftada çalışma izni
Ülkemizde girişimcilik (startup) ekosistemi şu an oldukça güçlüdür ancak biz bunu daha da büyütmek istiyoruz. Geçen yıl yeteneklerin Türkiye’ye gelmesi için yeni bir fırsat penceresi açtık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız ile birlikte 'Türkiye TechVisa' programını başlattık. Bu program sayesinde dijital yeteneklerin çalışma izinlerini sadece iki hafta içinde almaları mümkün hale geldi ve ilk yılında 5 binden fazla dijital yeteneği Türkiye’ye çekmeyi başardık.
Yabancı yatırımcılar tamamen uzaktan şirket kurabilecek
Şimdi ise 'Dijital Şirket' uygulamasıyla bir adım daha ileri gidiyoruz. Şirket kuruluş süreçleri sadeleştirilerek çok kısa sürede tamamlanabilir hale getirildi ve tüm bürokratik engeller ortadan kaldırıldı. Yabancı yatırımcılar, fiziki olarak Türkiye'de bulunma zorunluluğu olmadan, pasaport temelli kimlik doğrulama (KYC) süreciyle tamamen uzaktan şirket kurabilecek. Girişimciler, ilk günden itibaren operasyonel maliyetleri önemli ölçüde azaltan sanal ofis hizmetlerine ve otomatik muhasebe altyapısına erişebilecek. Dijital şirket üyeleri, 'Terminal İstanbul Projesi' kapsamında dünya standartlarında bir girişimcilik merkezine erişim sağlayan özel ayrıcalıklardan yararlanacak. Ayrıca şartları sağlayan şirketler, belirli bir ölçek eşiğine ulaşana kadar vergi muafiyetlerinden ve maliyet teşviklerinden faydalanabilecekler. İnanıyoruz ki bu yeni adımlarla Türkiye, gelecekte startup’larve yetenekler için çok daha güçlü bir merkez (hub) haline gelecektir.
Yenilenebilir enerji yatırımları
Sanayi stratejimizde, Avrupa Birliği’nin ana ihracatçılarından biri olarak, sanayi şirketlerimizin yeşil dönüşüm faaliyetlerini, özellikle de yenilenebilir enerji yatırımlarını güçlendirmelerini destekliyoruz. Mevcut durumda güneş enerjisinde 23 gigawatt, rüzgâr enerjisinde ise 13 gigawatt kapasiteyi aşmış bulunuyoruz. Ancak hedeflerimiz yüksek; 2025 yılına kadar güneş enerjisinde 80 gigawatt, rüzgârda ise 40 gigawatt kapasiteye ulaşacağız. Bu dönüşümü hızlandırmak amacıyla, geçtiğimiz yıl TBMM’de yatırımcıların yenilenebilir enerji yatırımlarını çok daha hızlı ve kolay tamamlamalarını sağlayacak yeni bir yasal düzenleme yapıldı. Sadece bu paketle sınırlı kalmayıp, takip ettiğimiz tüm diğer hususlarda da bu yatırımları çok güçlü bir şekilde desteklemeye devam edeceğiz.
Kendi SMR teknolojimizi geliştireceğiz
Nükleer tarafında ise bildiğiniz üzere Akkuyu, bu yılın sonunda üretime başlayacak. Ancak Türkiye, yeni ve büyük nükleer yatırımlara da hazırlanıyor. Geleneksel nükleer santrallerde 20 gigawatt, buna ek olarak SMR (Küçük Modüler Reaktörler)tarafında ise 5 gigawatt kapasiteye ulaşmayı hedefliyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, Enerji Bakanlığımızla birlikte; Türk şirketlerinin yetkinlik ve kabiliyetleriyle, aynı zamanda diğer ülkelerdeki şirketlerle potansiyel iş birlikleriyle kendi SMR teknolojimizi Türkiye'de geliştirmek üzere yeni bir program başlattık.