Meslek hayatına Sarıkaya ilçesinde başlayan 4 çocuk babası Uğurlu, İstanbul'da uzun yıllar terzilik yaptıktan sonra memleketi Akdağmadeni'ne dönerek iş yeri açtı.
Kayınvalidesinden kalan eski bir küple koleksiyon oluşturmaya başlayan Uğurlu, daha sonra farklı illerden aldığı veya vatandaşların hediye ettiği eşyalarla koleksiyonunu zenginleştirdi.
Evinde muhafaza ettiği antikaları yer sıkıntısı nedeniyle iş yerine taşıyan Uğurlu, yaklaşık 300 parçalık koleksiyonunu müşterilerinin beğenisine sunuyor.
Eski ibrikler, bakır mutfak eşyaları, çantalar, tarım aletleri, dokuma heybeler ve farklı dönemlere ait paraların yer aldığı koleksiyon, dükkana gelen müşterilerin ilgisini çekiyor.
Antikaları en iyi şekilde korumaya çalışan Uğurlu, her gün eşyaların temizlik ve bakımını yaptıktan sonra işe başlıyor.
Yunus Uğurlu, AA muhabiri Sait Çelik’e, yaklaşık 16 yıl önce eski eşyalara merak sardığını ve o günden bu yana koleksiyonunu büyüttüğünü söyledi.
İş yerine gelen müşterilerin sergilenen eşyalarla ilgili sorular sorduğunu anlatan Uğurlu, "Müşteriler eşyalara bakıyor, fotoğraf çekiyor ve ne işe yaradıklarını soruyor. Ben de onlara geçmişte nasıl kullanıldıklarını anlatıyorum. Hem kültürümüzü yaşatmaya hem de insanlara eşyaların eskiden nasıl kullanıldığını anlatmaya çalışıyorum." diye konuştu.
Uğurlu, koleksiyonundaki eşyaların bir kısmını satın aldığını, bir kısmının ise vatandaşlar tarafından hediye edildiğini kaydetti.
Eski eşyaları genellikle yaşlı müşterilerin getirdiğini dile getiren Uğurlu, "'Kaybolmasın, hatıra olarak kalsın' diye hediye ediyorlar. Ben de burada sergiliyorum." dedi.
Eşyaların bakımını da itinayla yapıyorum
Uğurlu, eski eşya toplamanın kendisini mutlu hissettirdiğini belirterek, her bir ürünü eline aldığında geçmişi hatırladığını söyledi.
En çok bakır eşyaları toplamayı sevdiğini ifade eden Uğurlu, şunları kaydetti: "Bakır ürünleri topluyorum çünkü daha dayanıklı. Cam gibi kırılmıyor, diğerleri gibi paslanmıyor. Onun için bakırları tercih ediyorum. Bunları da yeni nesillere anlatıyorum. 'Böyle yaşıyorduk, suyu böyle ısıtıyorlardı, yemekleri böyle yapıyorlardı' diye. Gezdiğim, gördüğüm yerlerde ne bulursam almaya çalışıyorum. Eşyaların bakımını da itinayla yapıyorum. Birisi beni arayıp 'Ben de bir ürün var' dediği zaman gidip bakıyorum. Satarlarsa veya hediye ederlerse alıyorum. Dükkanda temizleyip yerine koyuyorum."
Uğurlu, yaklaşık 85-90 parçalık bir para koleksiyonuna sahip olduğunu ifade ederek, koleksiyonunu çocuklarına bırakacağını sözlerine ekledi.