Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Yaşam | İklim değişiminde su ve gıda krizi kapıda değil, içeri girdi uyarısı

İklim değişiminde su ve gıda krizi kapıda değil, içeri girdi uyarısı

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Başkanı Prof. Dr. Yusuf Demir, ülkeyi geleceğe sürdürülebilir, yaşanabilir şekilde taşımanın gelecek nesilere bir borç olduğunu belirterek, Artık kriz kapımızda değil, evden içeri girdi.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Başkanı Prof. Dr. Yusuf Demir, ülkeyi geleceğe sürdürülebilir, yaşanabilir şekilde taşımanın gelecek nesilere bir borç olduğunu belirterek, Artık kriz kapımızda değil, evden içeri girdi.

İklim değişiminde su ve gıda krizi kapıda değil, içeri girdi uyarısı

Kahramanmaraş, 05 Ağustos 2025-

Demir, gazetecilere yaptığı açıklamada, etkisini arttıran küresel iklim değişimi sonucunda yağış rejiminde yaşanan değişimlerin, sıcaklık farklılıkları ile gıda ve suya ulaşımda ciddi sorunlar oluşturmaya başladığını söyledi.

Bu durumun doğal afetleri de tetiklediğini tarım ve tarıma dayalı sanayiyi olumsuz etkilediğini vurgulayan Demir, "Çok ciddi anlamda ürün kaybı ve kalitede düşüş meydana getirmiştir. Bu da yaşadığımız bu sürecin ne kadar etkili olduğunu, önümüzdeki yıllarda bizleri nelerin beklediği anlamında da bize ciddi anlamda uyarılar veriyor. Tarım çok ciddi bir eşikten geçiyor. Türkiye'nin çok ciddi anlamda tarım politikalarını yeniden gözden geçirmesi gerekiyor." dedi.

Türkiye'nin su kaynaklarında ciddi azalmalar meydana geldiğine de işaret eden Demir, şöyle konuştu: "Son aylarda pek çok yerde su kesintilerine gidilmeye başlandı ki bu uyarıları baştan beri veriyoruz. Önümüzde 2 aylık bir süreç yine benzer iklim olayları yaşayacağımız bir süreç olarak görülüyor. Bu süreçte pek çok metropolde de maalesef su krizi yaşama riskimiz artarak devam ediyor. Bunun için de artık suyla ilgili gerekli tedbirleri alarak, su tasarrufu yaparak, suyu daha az kullanarak en azından yaşayacağımız önümüzdeki ayları rahat geçirmek için tedbirler almanın artık son eşiğindeyiz. İstanbul'da kişi başı günlük 200 litre, İzmir'de 220 litre, Ankara'da ise 246 litre su tüketildiğini görüyoruz. Halbuki Türkiye ortalaması yaklaşık 130 litre civarında. Bu metropollerde çok yüksek rakamlara ulaşmış durumda. Bu da israfın ne kadar büyük boyutlara ulaştığını gösteriyor. Biz ülke olarak toplam 100 litrenin altına günlük su tüketimimizi çekmemiz gerekirken metropollerde bunu en azından 150 litrelere çekmemiz gerekiyor."

Prof. Dr. Yusuf Demir, buharlaşmanın artmasıyla beraber suyun azalmasının yaşanılan tarımsal üretimdeki krizleri meydana getirdiğini vurguladı. Dünyada buna artık gıda krizi demeye başladığını ifade eden Demir, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bildiğimiz gibi geçtiğimiz 6 ay içinde ülkemizde çeşitli doğal afetleri beraber yaşadık. Yaklaşık 3 don felaketi ki bunların en önemlisini nisan ayında yaşadık. Hem şubat ayında hem mayıs ayının başında ve nisan ayında yaşadığımız bu don felaketleri Türkiye'deki hemen hemen her üründe önemli zarar meydana getirdi. Nisan ayında yaşadığımız don felaketinde neredeyse 65 ilimizde 15'in üzerinde tarımsal üretimimizde özellikle meyve alanında tahıllarda da çok ciddi verim ve üretim kaybı yaşadığımızı görüyoruz. Bu kayıplar sadece bu seneye mahsus değil. Çünkü bu don felaketinin meydana getirdiği ağaçlardaki kuruma ve zarar önümüzdeki yılları da etkileyecek düzeyde meydana geldi. Bu da gelecek yıllarda bu senenin etkisinin devam etme riskini gösteriyor."

Karadeniz Bölgesi'nin iyi yağış alan bölgelerden biri olmasına rağmen fındık bahçelerinde meyve dökülmeleri ile ağaçlarda kurumalar görüldüğünü, buğday, arpa ve mercimek gibi ürünlerde zararların yüzde 70-80 düzeylerine ulaştığını ifade eden Demir, özellikle sanayi ihracat ürünlerinde çok ciddi zararlar meydana geldiğini aktardı.

Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların gerekli tedbirleri alması gerektiğine vurgu yapan Demir, "Tarımda su kullanımı noktasında çok ciddi yanlışlıklar, eksiklikler olduğunu görüyoruz. Türkiye'nin toplam su varlığının 112 milyar metreküp olduğunu, bunun 57 milyar metreküpünün fiili olarak şu anda kullandığımızı biliyoruz. Bunun da 45 milyar metreküpünü tarımda kullanıyoruz. Tarımda kullandığımız suyun maalesef 25 milyar metreküpünü israf ediyoruz. Ya buharlaşmayla ya kayıplarla gidiyor. Bunu nasıl önleyeceğiz? Bu 25 milyar metreküpü nasıl kurtaracağız? Türkiye'deki 85 milyon insanın 1,5 yılda evde ve sanayide kullandığı sudan fazla suyu biz tarımda israf ediyoruz." şeklinde konuştu.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız