Avrupa'nın farklı ülkelerinde iki yılda bir gerçekleştirilen buluşma, 2024'te Yunanistan'ın Korfu Adası'nda yapılan oylama sonucu bu yıl Türkiye'de gerçekleştirilecek. ESC 40. Genel Kurulu'nun kayıt işlemleri 6 Eylül'de yapılacak ve program 7-11 Eylül tarihleri arasında İstanbul'daki bir otelde düzenlenecek.
Deprem bilimleri alanında dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını ve uzmanları İstanbul'da bir araya getirecek olan organizasyona, 60'tan fazla ülkeden 1200'ün üzerinde kişinin katılması bekleniyor.
Program, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı koordinasyonunda, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ile Türkiye Deprem Mühendisliği Derneği (TDMD) organizatörlüğünde yürütülecek.
Avrupa'nın en büyük sismoloji ve deprem konulu etkinliği
AFAD Başkanlığı'nda gerçekleştirilen toplantıda konuşan AFAD Deprem Dairesi Başkanı Aykut Akgün, Avrupa'nın en büyük sismoloji ve deprem konulu etkinliğine Türkiye'nin ev sahipliği yapacağını anımsattı.
Akgün, "Bu etkinlik başta Avrupa olmak üzere dünyanın dört bir yanından sismoloji ve deprem araştırmaları konularındaki en son gelişmeleri paylaşmak için uzmanları ve araştırmacıları bir araya getiriyor." diye konuştu.
Avrupa Sismoloji Komisyonunun temel misyonuna değinen Akgün, yapının sismoloji ve deprem alanındaki AR-GE çalışmalarını teşvik etmeyi, bilimsel işbirliklerini geliştirmeyi ve genç bilim insanlarını yetiştirmeyi amaçladığını söyledi.
Akgün, komisyonun 34. Genel Kurulu'nun 2014 yılında yine İstanbul'da yapıldığını hatırlatarak, 12 yıl aradan sonra organizasyona yeniden ev sahipliği yapmanın büyük bir değer taşıdığını vurguladı.
Temel hedef toplumu afetlere karşı dirençli kılmak
ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşegül Askan Gündoğan ise yaklaşık 80 yıldır düzenlenen genel kurula ev sahipliği yapmaktan gurur duyduklarını belirtti. Türkiye'nin aktif fay hatları ve yüksek sismik tehlike nedeniyle deprem araştırmaları konusunda hayati bir yerde durduğuna işaret eden Gündoğan, temel hedeflerinin depremleri sadece anlamak değil, üretilen bilimsel verilerle toplumu afetlere karşı çok daha güvenli ve dirençli kılmak olduğunu vurguladı.