Merkeze bağlı Yeşildere köyünde 1914'te Rum ustalar tarafından inşa edilen tarihi yapı, nüfus mübadelesinin (Türkiye ile Yunanistan arasında yapılan zorunlu nüfus değişimi) ardından uzun yıllar okul olarak kullanıldı.
Yaklaşık 50 yıl köy çocuklarının eğitim gördüğü bina, zamanla kullanılamaz hale gelerek atıl kaldı.
Gümüşhane Valiliğince, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi desteğiyle 2014'te restore edilen konak, farklı kurumlara tahsis edilmesine rağmen işletmeye açılamadı.
Konağın işletmesini üstlenen Gümüşhane Kent Konseyi Başkanı ve iş insanı Rüstem Demirağ ile Yeşildere köyü Muhtarı Erhan Yalçınkaya, 2024'te gerçekleştirilen kiralama ihalesinin ardından Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) hibe desteğiyle yaklaşık 10 milyon liralık yatırımla yapıyı butik otel ve restorana dönüştürdü.
Otantik mimarisi korunarak yeniden düzenlenen tesiste konaklama hizmetinin yanı sıra Gümüşhane'nin yöresel lezzetleri de ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.
Tarihi yapı otantik kimliğini koruyacak şekilde donatıldı
Konağın işletmecisi Rüstem Demirağ, AA muhabirine, TKDK tarafından sağlanan yüzde 70 hibe desteğiyle tarihi konağı turizme kazandırdıklarını söyledi.
Köy muhtarı Erhan Yalçınkaya ile kurdukları şirket aracılığıyla 2024'te konağı kiraladıklarını anlatan Demirağ, "İçerisini otel, dışarısını ise bahçe ve restoran olarak hizmet verecek şekilde düzenledik. İnsanların buradaki anılarını yeniden canlandırabilecekleri, aynı zamanda farklı bir deneyim yaşayabilecekleri bir tesis oluşturmayı amaçladık." dedi.
Demirağ, tarihi yapının otantik kimliğini koruyacak şekilde donatıldığını vurgulayarak, ziyaretçilerin çocukluk ve gençlik yıllarına ait yaşam izlerini hissedebilecekleri bir atmosfer oluşturduklarını kaydetti.
Oda manzaralarının doğayla iç içe olduğuna işaret eden Demirağ, konuklara Gümüşhane'nin yöresel ürünleriyle hazırlanan kahvaltının yanı sıra geleneksel ev yemeklerini sunduklarını aktardı.
Gördüğümüz ilgi ve yoğunluk bizi ayrıca memnun ediyor
Demirağ, Gümüşhane'nin tanıtımının yanı sıra ekonomi ve turizme katkı sağlayacak bir yatırım yapmaya çalıştıklarına dikkati çekerek, "Tarihi binanın yaşaması gerektiğini düşünerek ihale sürecine girdik. Atıl kalırsa hem devletimizin önemli bir eseri zarar görecek hem de insanların hatıraları yok olacaktı." diye konuştu.
Tesiste kullanılan gıda ürünlerinin önemli bölümünü yöre halkından temin ettiklerini dile getiren Demirağ, çalışanların da büyük ölçüde köy sakinlerinden oluştuğunu belirtti.
Demirağ, tarihi binada eğitim gören birçok kişinin tesisi ziyaret ettiğini anlatarak, "Buraya gelenler 'Ben bu okulda öğretmendim.', 'Ben bu okulda öğrenciydim.' diyerek anılarını paylaşıyor. Buna şahit olmak bizi gerçekten çok mutlu ediyor. Gördüğümüz ilgi ve yoğunluk da bizi ayrıca memnun ediyor." ifadesini kullandı.
Yapı tarihi atmosferini koruyor
Düğün için Gümüşhane'ye gelen Banu Çubukçu da tarihi konağın aslına uygun restore edildiğini belirterek, yapının tarihi atmosferini koruduğunu kaydetti.
Alt katın restoran, üst katın ise konaklama alanı olarak düzenlendiğini aktaran Çubukçu, "Odalar çok temiz ve güzeldi. Vaktimiz olsaydı biz de bir gece konaklamayı tercih edebilirdik." dedi.
Çubukçu, konağı gezmeden önce yapının tarihi hakkında bilgi aldıklarını belirterek, tesiste keyifli vakit geçirdiklerini sözlerine ekledi.