İstanbul Ekonomik Araştırmalar Derneği (İEAD) tarafından, Ticaret Bakanlığı himayelerinde, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Lojistik İş Konseyi, DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi ve Uluslararası Nakliyeciler Derneğinin (UND) destekleriyle düzenlenen zirve, İstanbul'da bir otelde gerçekleştiriliyor.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın da katıldığı zirve, kamu temsilcilerini, e-ticaret platformlarını, lojistik sektörü liderlerini ve finans dünyasını bir araya getiriyor. Zirvenin açılışında konuşan UND Başkanı Şerafettin Aras, artık lojistiğin sadece bir taşıma faaliyeti değil, hızın, verinin ve teknolojinin yön verdiği stratejik bir rekabet alanı olduğunu söyledi.
E-ticaretin son yıllarda gösterdiği büyümenin lojistik sektörünü baştan aşağı yeniden şekillendirdiğini dile getiren Aras, "Tüketici artık sadece ürünü değil hız, şeffaflık ve kusursuz bir teslimat deneyimini talep etmektedir. Bu beklenti, bizleri daha akıllı, daha entegre ve daha çevik sistemler kurmaya yönlendirmektedir. Bu dönüşümün merkezinde ise yapay zeka bulunmaktadır. Ancak burada önemli bir noktayı özellikle vurgulamak isterim. Bugün yapay zeka sanki herkes tarafından tamamen kullanılıyormuş gibi bir algı oluşmaktadır. Oysa gerçekte bizler bu teknolojinin henüz çok başındayız." ifadelerini kullandı.
Şirketler için dijitalleşmek artık bir seçenek değil, zorunluluk
Şerafettin Aras, yapay zekanın asıl potansiyelinin gelecek dönemde ortaya çıkacağını kaydederek, "Bu nedenle yapay zekayı sadece konuşan değil, anlayan, doğru kullanan ve iş süreçlerine entegre edebilen bir sektör haline gelmemiz gerekmektedir." dedi.
Geleceğin lojistik sektörünün sadece hızlı değil, aynı zamanda krizlere karşı hazırlıklı, esnek ve öngörülü olmak zorunda olduğunu vurgulayan Aras, "Lojistik sektörü olarak, veriyi, teknolojiyi ve insan kaynağını bir araya getirerek geleceği öngören değil, geleceği tasarlayan bir yaklaşımı benimsemek zorundayız." diye konuştu.
Kamunun öngörülebilir, hızlı ve dijitalleşmeyi teşvik eden bir regülasyon ortamı oluşturması gerektiğini, sivil toplum kuruluşlarına ise sektörü bu dönüşüme hazırlama ve farkındalık oluşturma görevi düştüğünü anlatan Aras, özel sektördeki şirketler için dijitalleşmenin artık bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu vurguladı.
Gelişen lojistik altyapımızla küresel bir oyuncu olma yolundayız
DEİK Lojistik İş Konseyi Başkanı Nejat Fatih Şener de artık dünyanın değiştiğini ve ticaretin kurallarının yeniden yazıldığını belirterek, "Yeni dönemde kazananlar en büyükler değil, en hızlılar da değil en akıllı olanlar olacak. Bugünün ve geleceğin rekabetçi aklı yapay zeka olacaktır." dedi.
E-ticaretin artık bir seçenek değil, küresel ekonominin ana damarı olduğunu dile getiren Şener, e-ticaretin görünen yüzünün dijital olduğunu ancak onu lojistiğin ve hızın başarılı kıldığını, bu noktada Türkiye'nin coğrafi konumunun sağladığı avantajların devreye girdiğini anlattı.
Şener, Türkiye'nin 4 saatlik uçuş mesafesinde milyarlarca insana erişebilen ve dev pazarlara kapı açan bir güç olduğunu, bu avantajın yapay zekayı kullanarak fırsata çevrilebileceğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye bu kadar savaşın ve karışıklıkların olduğu bölgede Kaşıkçı Elması gibi parlıyor. Bu avantajımızı kullanabilmek için mevzuatımızı iyileştirmek, operasyonlarımızı geliştirmek, lojistiğimizi dijitalleştirmek ve yapay zeka yatırımlarını hızlandırmak zorundayız. En önemlisi bu dönüşümü yönetecek insan kaynağını yetiştirmek zorundayız. DEİK Lojistik İş Konseyi olarak bizim vizyonumuz açık: Türkiye'yi sadece bir geçiş noktası değil, ticaretin planlandığı, yönetildiği ve yön verildiği bir merkez haline getirme çalışmalarına lojistik destek vermek."
Büyük ekonomi olmanın yolu ürettiğinizi ihracattan geçiyor
İEAD Başkanı Mehmet Hüseyin Bilgin ise Türkiye'nin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefini anımsatarak, şu açıklamalarda bulundu: "Bir ülkenin sadece yatırım ve üretim yaparak büyük ekonomi olma şansı günümüz dünyasında yok. Büyük ekonomi olmanın yolu yatırım ve üretimin yanında ürettiğinizi dış pazarlara satmaktan yani ihracattan geçiyor. Bunun yolu katma değerli ve inovatif üretimin ihraç edilmesinden geçiyor. Yani savunma sanayisi gibi birkaç sektörü daha selektif bir şekilde tespit edeceğiz, destekleyeceğiz ve o ürünleri üretip ihraç ederek dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girebiliriz."
Bilgin, zirveyi düzenlemelerindeki amaca değinerek, "Bu zirveyle e-ticaret ve lojistik sektörleri ile düzenleyici, destekleyici taraf olan kamu kesimini bir araya getirecek bir ekosistem oluşturmayı hedefledik. Böyle bir ekosisteme şiddetle ihtiyaç var. Bazı başarılı girişimlere rağmen Türkiye'de e-ticaret ve lojistik sektörleri arasında bir kopukluk olduğu söylenebilir." diye konuştu.