İlk olarak Svalbard Adası'nda bulunan Longyearbyen yerleşimine giden Kacır, Türk araştırmacıların bulunduğu gemiye çıktı. Bakan Kacır, 6. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi'ne katılan Türk bilim insanları ile birlikte 78. kuzey paralelin kuzeyine doğru seyahat halinde olduklarını söyledi. İlki 2017'de Antarktika'ya düzenlenen kutup bilim seferleriyle başlayan bilim yolculuğunun TASE-VI ile devam ettiğini dile getiren Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:
2017’den bu yana gerçekleştirdiğimiz kutup bilim seferleri, Cumhurbaşkanımızın himayesinde Türk bilim insanlarımızın yürüttüğü bilimsel çalışmalara ev sahipliği yapıyor. Bugüne dek gerçekleşen kutup bilim seferlerine 300'e yakın bilim insanımız katıldı ve yürüttükleri çalışmalarla dünya bilim literatürüne özgün katkılar sundular. 6. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi kapsamında da 22 gün boyunca bilim insanlarımız Svalbard Adası çevresinde 4 bin deniz mili yol katetti, 90'dan fazla istasyonda bilimsel deneyler gerçekleştirdi.
Yaklaşık 5 Türkiye büyüklüğünde deniz buzu eriyor
Yeryüzünün laboratuvarı niteliğindeki kutup bölgeleri, küresel iklim değişikliğinin etkilerinin en yoğun hissedildiği coğrafyalar arasında yer alıyor. Bu bölgeler küresel ortalamanın 3,5 katı hızla ısınıyor. Bu nedenle burada yürütülen bilimsel çalışmalar özgün sonuçlar ortaya koyuyor. Kutuplardaki kara buzullarının hızla erimesi dünyanın dört bir yanındaki deniz suyunu yükseltiyor ve bu hızla devam etmesi halinde zamanla yeryüzünde farklı bölgeler sular altında kalabilecek. Hemen arkamızda görünen kara buzulu yaklaşık 500 bin yaşında ve bu kara buzulunun da hızla eridiğini bilim insanları değerlendirmekte. Deniz buzlarındaki erime de maalesef büyük bir hızla gerçekleşiyor. Arktik Okyanusu'nda bulunan deniz buzlarının toplam büyüklüğü yaklaşık 17 milyon kilometrekareydi. Bu büyüklük şimdilerde 13 milyon kilometrekareye kadar düştü. Yani yaklaşık 5 Türkiye büyüklüğünde deniz buzunun hızla eridiği gerçeğiyle yüz yüzeyiz. Deniz buzlarındaki erime buradaki ekosistemin dönüşmesini beraberinde getiriyor.
Türkiye'nin uluslararası iş birliklerine güçlü şekilde katılımı
Buzulların erimesi nedeniyle bu deniz buzlarının altındaki alglerden ve yosunlardan beslenen balık türleri ve bunları yiyen kutup ayıları olumsuz etkileniyor. İklim değişikliği sonuçlarıyla paralel olarak kutup bölgelerinin ve Arktik bölgesinin jeostratejik değerinin arttı. Bu bölgedeki deniz buzlarının erimesi yeni ticaret rotalarının açılması sonucunu beraberinde getirdi. Özellikle Uzak Asya ve Çin ile Avrupa ve Amerika arasında halihazırda kullanılan güneydeki ticaret rotalarından yüzde 50 daha kısa rotalar Kuzey Kutbu çevresinde ortaya çıkıyor. Bu durum, bu bölgeyi çok daha değerli hale getiriyor. Aynı zamanda bu bölge küresel hidrokarbon yataklarının önemli bir kısmına ev sahipliği yapıyor. Dünyadaki toplam doğal gaz rezervlerinin yüzde 30'dan fazlası, petrol rezervlerinin yüzde 15'e yakını Arktik Okyanusu'nda bulunuyor ve burada deniz buzlarının erimesi önümüzdeki dönemde enerjiye yönelik çalışmaların hızlanması sonucunu beraberinde getirecek. Burası aynı zamanda nadir toprak elementlerinin yoğun düzeyde var olduğu öngörülen bir bölge. Dolayısıyla bütün bu süreç, bu bölgeye yönelik uluslararası ilginin arttığı bir dönemi beraberinde getirmekte. Türkiye olarak biz, Cumhurbaşkanımızın himayesinde yürütülen kutup bilim seferleriyle hem Türk bilim insanlarının araştırma çalışmalarına hız kazandırıyor hem de Türkiye'nin bu alanda varlığını güçlendiriyor, uluslararası iş birliklerine güçlü şekilde katılımını mümkün hale getiriyoruz.
Norveç egemenliğindeki Svalbard Adası uluslararası bir anlaşmayla varlığını devam ettiriyor. Bu anlaşma kapsamında ada sadece sivil çalışmalara ev sahipliği yapıyor. Türkiye 2025 itibarıyla Svalbard Anlaşması'na taraf olan 49 ülke arasında. Böylece Türk vatandaşlarının bu adadaki varlığını ve burada yürütecekleri çalışmalar daha mümkün hale geldi. Önümüzdeki dönemde Türkiye olarak hem bilimsel alanlarda en ileri düzeyde çalışmalar yürütmeyi hem de uluslararası ilişkileri ve iş birliklerini en ileri seviyede değerlendirmeyi sürdüreceğiz. Türk bilim insanlarımız geçmişte başka ülkelerin bilim seferlerine katılmaya gayret ediyorlardı ve bu da Türk bilim insanlarının kutup bilim çalışmalarına katılımını çok sınırlandırıyordu. 2017'den bu yana gerçekleştirdiğimiz bilim seferlerinde 300'e yakın bilim insanımızın doğrudan ulusal seferlere katılım imkanına sahip olması aslında bilim dünyamızın, tabiri caizse, kabuğunu kırmasına ve bu alanda çok daha güçlü küresel düzeyde varlık göstermesine de vesile oldu. Şimdi artık biz başka ülkelerin bilim insanlarına ev sahipliği yapıyoruz. Bu Arktik bilim seferimizde Uruguay'dan, Arjantin'den, Bulgaristan'dan bilim insanları Türk bilim insanları ile birlikte çalıştı."
Türk gençliğinin kutup araştırmaları vesilesiyle bu çalışmalara dahil olmasını çok önemsiyoruz. TEKNOFEST kapsamında düzenlediğimiz kutup ve iklim bilim yarışmalarında dereceye giren lise öğrencilerini bu seferlere dahil ediyoruz. Bu sefere katılan lise öğrencimiz üniversite giriş sınavlarında Türkiye dördüncüsü oldu. Bir önceki Antarktika bilim seferine katılan öğrencimiz de Türkiye birincisi olmuştu. Bütün bunlar aslında TEKNOFEST kuşağının gümbür gümbür geldiğini de gösteriyor. Bu da bizim için ayrı bir iftihar vesilesi. Burada, yeryüzünün en kuzeyinde, yeryüzünün geleceğinin ipuçlarının bulunduğu bu laboratuvarda olmak, Türk bilim insanlarının en ileri düzeyde araştırmalar yaptığını görmek ve bu araştırmaları destekliyor olmak bizim için gerçekten iftihar vesilesi."
Kacır, açıklamalarının ardından bir süre daha araştırmalara katılarak, sefere katılan Türk bilim insanları ile sohbet etti. Bakan Kacır, son olarak Svalbard yetkilileri ile bir araya geldi.
6. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi
Oşinografi, biyoloji, kimya, atmosfer dinamikleri, meteoroloji, jeodezi ve uydu sistemleri alanlarında toplam 12 farklı bilimsel proje ve çalışmanın hayata geçirildiği sefere 12 bilim insanı katılıyor. Küresel iklim değişikliğinin etkilerini yerinde incelemek ve kritik araştırmalara imza atmak üzere yola çıkan bilim heyetinde 3 yabancı araştırmacı da bulunuyor. Bilim ekibi, bu yıl da "Ulusal Kutup Bilim Stratejisi" kapsamında, küresel iklim değişikliği, tehdit altındaki ekosistemler ve insan kaynaklı etkiler gibi ulusal ve uluslararası öneme sahip öncelikli bilimsel temalar üzerine çalışmalarını sürdürüyor. Sefer, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da güncellenen çevre protokolleri doğrultusunda, doğada minimum iz bırakılması prensibiyle gerçekleştiriliyor.(Fotoğraf AA)