Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Parçalı bulutlu
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Teknoloji | İTÜ Milli Teknoloji Atölyesi açıldı

İTÜ Milli Teknoloji Atölyesi açıldı

Milli Teknoloji Atölyesi’nin açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ‘Bütün dünyanın dikkatle takip ettiği, dostlarımızın gıptayla izlediği, hasımlarımızın endişeyle seyrettiği savunma sanayi başarılarımızla gerçekten bir özgüven devrimi inşa ettik.’ dedi.

Milli Teknoloji Atölyesi’nin açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ‘Bütün dünyanın dikkatle takip ettiği, dostlarımızın gıptayla izlediği, hasımlarımızın endişeyle seyrettiği savunma sanayi başarılarımızla gerçekten bir özgüven devrimi inşa ettik.’ dedi.

İTÜ Milli Teknoloji Atölyesi açıldı

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde, TÜBİTAK desteğiyle hayata geçirilen, uygulamalı eğitim ve üretim alanlarıyla gençlerin teknoloji üretmesini destekleyen Milli Teknoloji Atölyeleri, Türkiye genelinde büyümeye devam ediyor. Bakan Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla İstanbul Teknik Üniversitesi’ne (İTÜ) kazandırılan yeni Milli Teknoloji Atölyesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Fikirlerin ürüne dönüştüğü atölyeyi ziyaret eden Kacır, yürütülen projeler hakkında bilgi aldı. Açılış töreninde konuşan Kacır, şunları kaydetti:

Türkiye kendi teknolojisini geliştiren, üreten, rekabetçi şekilde dünyaya sunabilen bir ülke olma yolculuğuna; Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sürdürdüğümüz Milli Teknoloji Hamlesine dolu dizgin devam ediyor. 23 yıl öncesiyle mukayese ettiğimizde teknoloji geliştirme ve üretme kapasitemizi muazzam düzeyde arttırdığımızı ifade edebiliriz. 23 yıl öncesinde Türkiye'de sadece 2 teknopark varken bugün 114 teknoparktan söz ediyoruz. Sadece 56 teknopark şirketi varken bugün 12 bin 500'den fazla teknoloji geliştiren teknopark şirketinden söz ediyoruz. 29 bin Ar-Ge insan kaynağı olan bir Türkiye'nin bugün 310 binden fazla Ar-Ge insan kaynağına eriştiğinden, toplam Ar-Ge harcamalarımızın 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolara yükseldiğinden, araştırma geliştirmede özel sektörün payının yüzde 25'ler düzeyinden şimdi yüzde 65'ler düzeyine çıkmış olduğundan yani Türk özel sektörünün araştırma, geliştirme ve katma değerli üretim konusunda muazzam bir kabiliyet kazandığından büyük bir memnuniyetle söz ediyoruz. Bütün bunlar Türk milletinin hep birlikte başardığı işlerdir.

Bütün bunlar sayesinde ihracatımızı 36 milyar dolardan 273 milyar dolara yükselttik. Sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 246 milyar dolara çıkardık. Daha gidecek çok yolumuz var. Son dönemde bütün dünyanın dikkatle takip ettiği, dostlarımızın gıptayla izlediği, hasımlarımızın endişeyle seyrettiği savunma sanayi başarılarımızla gerçekten bir özgüven devrimi inşa ettik. Bugün savunma sanayinde tüm kritik platformlarda kendi kabiliyetlerini ortaya koyabilen, kendi sistemlerini, alt sistemlerini, çekirdek teknolojilerini geliştirebilen, üretebilen, insansız hava araçları gibi alanlarda dünya lideri olabilmiş bir Türkiye'den söz ediyoruz. Bunlar Cumhuriyetimizin ikinci asrına adım attığımız bu dönemde; her birimiz için şüphesiz büyük iftihar kaynakları, aynı zamanda gelecek için de umut kaynağı.

Bu yolculukta Türk sanayi kadar Türk bilim araştırma ve eğitim ekosisteminin de çok büyük bir payı var. Özellikle Türkiye araştırma geliştirme inovasyon yolculuğunu üniversite sanayi iş birliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor. Bahsettiğimiz teknoparklar, araştırma, geliştirme, tasarım merkezleri hep üniversite sanayi iş birliğini daha ileri seviyelere çıkarabilmek için kurulmuş altyapılar, geliştirilmiş enstrümanlar. Türk üniversiteleri de bugün, bu yolculukta üzerlerine düşen sorumluluğu büyük bir başarıyla yerine getiriyorlar. Bu sorumluluğun başında şüphesiz beşerî sermayemizi çok iyi yetiştirebilmek, insan kıymetimize en ileri düzeylerde imkanlar sunabilmek ve dünyayla yarışabilecek bir insan kaynağı oluşturabilmek geliyor.

Türkiye, savunma sanayi; 4 binden fazla firmada, 100 binden fazla çalışanla ortaya koyduğu başarıları çok büyük ölçüde Türk üniversitelerinde yetişmiş insan kaynağıyla hayata geçirmiştir. Bu, üniversitelerimizin birileri birtakım eleştiriler yapıyor olsa da dünyanın en ilerisi ürünleri geliştirebilecek, dünyada bir numara olabilecek işleri yapabilecek çok nitelikli bir insan kaynağı yetiştirdiğinin ispatıdır. Sürece emek veren, katkı veren tüm hocalarımıza ve üniversite yönetimlerimize huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Üniversitelerimizin bilimsel üretim kapasitesi de bu dönemde arttı. 23 yıl önce ile kıyasladığımızda her yıl 6 misline yakın bir bilimsel üretim düzeyinden bahsediyoruz. Hem nicelik hem nitelik yönleriyle Türkiye'nin üniversitelerinin 23 yıl içerisinde bilimsel üretim kapasitesinin çok daha ileri bir düzeye geldiğini büyük bir mutlulukla görüyoruz.

Üniversitelerimiz arasında bazılarının sorumluluğu daha fazla çünkü onlar tarihimizden taşıdıkları bir misyonu; Türkiye'nin kalkınma yolculuğunda lokomotif olma, önce olma misyonunu sürdürmek zorundalar. Şüphesiz bu misyonu en kuvvetli şekilde hissetmesi gereken yer İstanbul Teknik Üniversitesi, burası 253 yıldır bu toprakların kalkınmasına ve geleceğe yürüyüşüne öncülük eden bir bilim ve araştırma üssü. İstanbul Teknik Üniversitemiz de bu yolculukta gerçekten pek çok başlıkta şimdiye kadar olduğu gibi bugünden sonra da inanıyorum ki Türkiye'nin milli teknoloji hamlesine çok büyük katkılar verecek. Burası dünyayla yarışan üniversitelerimiz arasında da en önde yer alıyor.

QS alt alan dünya sıralamalarında İstanbul Teknik Üniversitesi; kimya mühendisliğinde dünyada ilk 150 üniversite arasında. İnşaat yapı mühendisliğinde; dünyada ilk 100 üniversite arasında. Bilgisayar bilimleri bilgi sistemlerinde; dünyada 152. sırada. Veri bilimi ve yapay zekada dünyada ilk 200 üniversite arasında. Elektrik elektronik de dünyada 119’uncu, petrolde 39’uncu, makine-havacılık imalatta 120’inci, maden-madencilik alanlarında 43’üncü, kimyada ilk 300'de, yer ve deniz bilimleri, çevre bilimleri, jeoloji, jeofizik ve malzeme bilimleri alanlarında dünyada ilk 200'de. Bütün alanları bir arada değerlendirdiğimizde Türkiye'de zirvede. Sizleri kutluyor, tebrik ediyorum.

TÜBİTAK eliyle son 23 yılda İstanbul Teknik Üniversitesi'nin bilimsel araştırma kapasitesine katkı sunmuş olmanın da bu sonuçları gördüğümüzde ayrıca gururunu yaşıyoruz. Son 23 yılda bilim insanları ve öğrencilere yönelik burs programlarımız kapsamında İstanbul Teknik Üniversitesi'nde 5 bin 700'den fazla araştırmacı ve öğrenciye 2,7 milyar lira destek olduk. Yine özel sektör, akademi ve kamuya yönelik AR- GE programlarımız kapsamında üniversitemizin bin 495 projesine 6,7 milyar lira katkı sunduk. Yine uluslararası lider ve genç araştırmacılar programlarımızda 14 öncü bilim insanının yurt dışından, Türkiye'ye İstanbul Teknik Üniversitesi'ne gelmesine vesile olduk. Desteklerimiz artarak devam edecek. İstanbul Teknik Üniversitesi her şeyin en iyisini hak ediyor.

Ortaya koyduğu başarılarla da Türkiye'nin kalkınma yolculuğuna öncülük ediyor. Burası çok kıymetli öncü mühendisler yetiştirmiş bir üniversite. Burası Turgut Özal'ın mezun olduğu üniversite. Burası ağır sanayi hamlesi fikrini Türkiye ile buluşturan Türkiye'nin sanayileşme yolculuğuna çok müstesna katkılar sunmuş merhum başbakanımız Necmettin Erbakan'ın mezun olduğu üniversite. Burası Türkiye'de nice barajların inşasını öncülük eden Merhum Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel'in mezun olduğu üniversite. Burası Türkiye'yi dünyada insansız hava araçlarında lider hale getiren Selçuk Bayraklar'ın mezun olduğu üniversite. Dolayısıyla aramızda muhtemelen bu başarıları çok daha ileriye taşıyacak, uzay yolculuğumuza mührünü vuracak, Türkiye'nin nükleer teknolojilerde yerli ve milli kabiliyetler kazanmasını sağlayacak, kritik madenlerimizin sanayimize kazandırılmasına vesile olacak projelere imza atacak, nice altyapı projelerinde göğsümüzü kabartacak başarılar ortaya koyacak velhasıl milli teknoloji hamlesinin akıncıları öncüleri olacak; geleceğin mühendisleri, geleceğin Erbakanları, Özalları, Selçuk Bayraktarları var. Onların da yolları açık olsun.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız