"Dünyanın en büyük orkestra şefleri" olarak nitelendirilen amigolar, tek el hareketleriyle bütün tribünü ayağa kaldırmayı başarıyor. Taraftarların umutsuz olduğu anlarda bile sessizliği sona erdirerek takıma 90 dakika boyunca destek verilmesini sağlayan amigolar, Türkiye'de kulüplerin simgeleri arasında yer alıyor.
O isimler arasında Antalyaspor ve milli takımın amigolarından 74 yaşındaki Recep Güler de yer alıyor. Kızılsaray Mahallesi'nde dünyaya gelen Güler, henüz 13 yaşındayken 1966 yılında Antalyaspor'un kurulmasıyla takımın altyapısında forma giymeye başladı.
O yıllarda tanıştığı kırmızı-beyazlı renklere aşık olan Recep Güler, Akdeniz ekibinin A takımında forma giyen Yugoslav futbolcu Miloş Popoviç'e benzerliği dolayısıyla "Miloş" lakabını aldı. Askerlik nedeniyle ara vermek zorunda kaldığı futbola bir daha dönemeyince baba mesleği sebze komisyonculuğuna başlayan ve müzisyenlik yapan Güler, kentin önemli sanatçıları arasına girdi.
Uzun beyaz saç ve sakalları, sevecen tavırları ile tribünlerin "Dede", "Gandalf Dede" ve "Amigo Miloş" lakaplarıyla seslendiği Güler, hiçbir maçı kaçırmıyor. Türkiye'de amigoluğun en fazla bilinen isimlerinden biri haline gelen Recep Güler, Türkiye Futbol Federasyonundan aldığı davetle milli maçlarda taraftarın ay-yıldızlılara verdiği desteği arttırmak için çaba gösteriyor.
Milli takımın 40 maçında amigoluk yapan Güler, Türkiye'nin 24 yıl sonra katılmaya hak kazandığı Dünya Kupası'nda da milli takıma destek vermeye hazırlanıyor.
-tada gidip de hiç maç izlemeyen benimdir herhalde
Recep Güler, AA muhabirine, Antalyaspor ve tribünleri "Yaşama sebebim, sevdam." olarak nitelendirdiğini söyledi. Yaklaşık 46 yıldır amigoluk yaptığını ifade eden Güler, Antalyaspor'a futbolcu, yönetici ve amigo olarak hizmet vermenin onurunu yaşadığını dile getirdi.
Antalyaspor'un yüzme takımında da forma giydiğini belirten Güler, bir maçta tribünlerin sessizliğinden yakınan arkadaşlarının omzuna alarak tribünün önündeki yüksek duvara kendini koymasıyla amigoluğa ilk adımı attığını dile getirdi.
Milli takıma destek vermek gurur vericiydi
Antalya'da oynanan Türkiye-Finlandiya maçında ilk defa milli takım için amigoluk yaptığını söyleyen Güler, şunları kaydetti: "O maçta sete çıkınca 'Ey Türk milleti, milli takımı desteklemeye hazır mısınız?' diye sordum. Ellerinde binlerce Türk bayrağı olan taraftarların takımımıza coşkuyla destek vermesini sağladım. Milli takıma destek vermek gurur vericiydi. Televizyonda da sürekli beni göstermeye başlayınca insanlar bana aşina oldu. Dönemin federasyonu beni 'Milli takım amigosu' sıfatıyla milli takım maçlarına davet etmeye başladı. Çok mutlu oldum. Azerbaycan'da takımımıza destek oldum. Katar'da milli takım amigoları buluşmasına da gittim. 2024 Avrupa Şampiyonası'nda milli takımımızın başarısı için tribünleri coşturdum."
Recep Güler, Dünya Kupası'nı da heyecanla beklediğini dile getirerek, "Orada Mehter Marşı'nı, 10. Yıl Marşı'nı söylemek için sabırsızlanıyorum. Milli maçlarda Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş olmaması da beni mutlu ediyor. Herkes sadece Türkiye'nin başarısı için çabalıyor. Benim 'Tribünde Recep Güler, sahada Arda Güler, Türkiye de bu akşam güler.' diye bir sloganım var. İnsanlara bunu söyleyince çok hoşlarına gidiyor. İnşallah yüzümüz Dünya Kupası'nda da gülecek." ifadelerini kullandı.