Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, bugünkü konuşmasından farklı ve önemli beklentilerin olduğunu, bu beklentilere yönelik konuşacağını bildirdi.
NATO Ankara Zirvesi öncesinde yapılan bazı tutuklamaları eleştiren Özel, 100'ün üzerinde tutuklu bulunduğunu ve buna yönelik itirazlarını dile getirdiklerini söyledi, "dayanışma" mesajı verdi.
"Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım ve huzurunuzdayım" diyen Özel, tarihi bir kavşakta bulunduklarını ifade etti.
Özel, "Bugün buradan tarihi, çok sıra dışı bir konuşma değil, tarihe not düşen, hatırlatan, tarihe emanet edilen cümleleri bırakan samimi, açık açık bir konuşma yapmaya geldim. Tarihi konuşmayı, yapılacak ilk seçimin akşamında hep birlikte yapmak üzere tarihe emanet ediyorum." diye konuştu.
Her şey bittiğinde "asla unutkan olmayacaklarını", yaşananları hep birlikte hatırlayacaklarını belirten Özel, kimsenin, "yapanın yaptığı yanına kar kalır" diye düşünmemesi gerektiğini bildirdi. Özel, "Söz veriyorum, zalimi 'zalim', mazlumu 'mazlum', tembeli 'tembel', emek vereni 'çalışkan', sinip kaçanı 'korkak', sorumluluk alanı birer 'kahraman' olarak, dost olanı 'dost', olmayanın bugünlerdeki tutumunu unutmayarak biz de anacağız, millet de anacak. Tarih kaydediyor, tarih herkesi, bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak." sözlerini sarf etti.
Türkiye'de yıllardır "değişmeyen aktörleri millete dayatan" kurgulanmış bir düzenin bulunduğunu ileri süren Özel, bu konuya ilişkin yaptıkları itirazları anımsattı.
Özel, 14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023'teki seçimlerin ardından bir tutum takındıklarını anlatarak, "bu noktada bir şeyler yapmalıyız" diyenlerin o gün farklı bir yola girdiğini kaydetti.
Tarihin doğru yerinde durmayı değerli bulduğunu dile getiren Özel, "Önemli olan samimiyettir, doğru yerde durmaktır. Önemli olan bencillik, kendin için bir şey istemek yerine, gerekirse kendini feda etmek, memleketin, partinin önünü açmaktır." dedi.
Tarihte ilk kez mevcut bir genel başkanı yarışmalı seçimle değiştirdiklerini ifade eden Özel, "değişmeyen aktörleri millete dayatan düzenin tekerlerine ilk çomağı orada soktuklarını" söyledi.
O gün aynı zamanda partilerinde ve ülkede yönetim anlayışının da değiştiği değerlendirmesinde bulunan Özel, bugüne dek hiç kimseyi ötekileştirmediklerini belirtti.
Özel, "Partinin adı, logosu değişir. Gün gelir devran değişir, ayrı düşenler birleşir ama bizi, bu birlikteliği bölemezler. Biz bir bütünüz, bu bütünü asla bozamazlar çünkü bu bütün 103 yıllık bir gelenekle birbirinden ayrı durmayan, düşünmeyen bir bütündür." diye konuştu.
Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, "mutlak butlan" davasının ardından CHP'de yaşanan gelişmeleri değerlendirdi, CHP Genel Başkanlığı görevine yeniden gelen Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerde bulundu.
"Bugün yol ayrımındayız, tarihin kritik kavşağındayız" diyen Özel, "'Kurultayı kaybedip hazmedemeyenlerle yerel seçimleri kaybedip hazmedemeyenlerin, büyük kurguyu yapıp, bir memur çocuğuna, bir parasız yatılı öğrenciye, arkasında lobilerin, çıkar gruplarının olmadığı, geçmişinde bağlantıları, geleceğe yönelik taahhütleri olmayan birine ana muhalefeti ki durmaz ki o zaman onlar ana muhalefette, yarının iktidarını ve verecek miyiz, yoksa derin devletin kirli hesabına uyacak bir işbirliği mi yapacağız?' sorusuna verilmiş cevaptır bizim yürüyüşümüz." ifadelerini kullandı.
"Mutlak butlan" kararının üstünden 61 gün geçtiğini anımsatan Özel, bu süreçte CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na, partiyi kurultaya götürmek için çağrılar yaptıklarını ancak bir sonuç alamadıklarını anlattı.
Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:"Buradan geçen hafta söyledim. Ne söylediğimi bilerek söyledim. Bir kez daha söylüyorum: 'Partiliyim, CHP'liyim' diyebilene söylüyorum. İster yarıştığımız kongrenin delegesiyle, ister son kongrenin delegeleri ile ister ki en doğrusu odur, 2 milyon üyemizin her birisiyle sandığı koyalım ortaya, karar versinler genel başkana. Yüzde 90'ın altında oyu güvensizlik sayarım, partinin önünü açarım. Hodri meydan. Var mısın? İşte tam bu kararlılığın olduğu noktadayız. Tam buradayız. Tarih bir yerde kırılacaksa burada kırılacak. İnceldiği yerden kopacaksa burada kopacak."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin CHP kurultay davasında, "mutlak butlan" nedeniyle Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması ve Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralması kararını, temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderdiğini hatırlatan Özel, "7 gün içerisinde gönderilecek kararın 59 gün sonra, adli tatilin başlamasından hemen önce Yargıtay'a gönderildiğini" ileri sürdü.
Geldikleri noktada, kendilerine destek verenlere "Ya bir yol bulacağız, ya yeni bir yol açacağız" dediklerini dile getiren Özel, şunları kaydetti: "Bugün mecbur bırakılmış, vakti gelmiş, hüzünlü bir vedanın hemen eşiğindeyiz. Ancak yeni bir başlangıcın sarsılmaz umudunu içimizde taşıdığımızı da milletimizle paylaşmak isterim. Bu partinin evlatları CHP'nin bu ülkenin kurucu partisi olduğunun, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bu partinin kurucusu olduğunun, bu partinin onun iki eserinden birisi, gurur duyduğu bir eseri ve onun emaneti olduğunun farkındadır. Demokrasi mücadelesinin ağır bedellerini ödemiş bir siyasi partidir bu. Kurulduğu gündeki Milli Mücadele'nin yanında, demokrasi mücadelesinde, il başkanlarının suikastlara feda etmiş, il başkanları hapislere atılmış, işkenceler görmüş, mal varlıklarına el konmuş, darbeler görmüş, saldırılar görmüş bir partidir. Bugün geldiğimiz noktada biz bu büyük bir mirasın her satırına, her emekçisine, her neferine ezbere bildiğimiz hatırasının geçmişteki her gününe sonuna kadar sahip çıkıyoruz. Ancak artık partimiz butlanla, yargı kollarıyla, saray duvarları arasına sıkışmış bir esaretin ve bir işgalin altındadır. İşgal altında olan; Atatürk’ün mirasını korumanın sorumluluğu da artık bu salondadır, bizim omuzlarımızdadır. Biz binayı terk ettik ama çıkarken mirası, emaneti alıp da çıktık. Miras bizdedir, meşruiyet bizdedir, yetki bizdedir, görev bizdedir."
Ateşten gömleği hep beraber giyiyoruz
CHP Grup Başkanı Özel, bugünden sonra yapacakları yürüyüşün her adımında "yozlaşmış eski nesil siyaseti geride bıraktıklarını ve yeni nesil siyaseti, yeni bir rekabet ahlakını, özgür ve onurlu insanların ülkesini kurmak için yola çıktıklarını, bu konuda kararlılıkla yürüyen bir anlayışı hayata geçireceklerini" söyledi.
"Kontrollü muhalefet" olmayı asla kabul etmediklerini, kısır tartışmaları, bitmeyen kutuplaşmaları, insanları birbirine düşüren dili, umutsuzluğu geride bıraktıklarını ifade eden Özel, "Bu bir ayrılık, vazgeçiş değil. Bu Türkiye'de daha güçlü şekilde değişimi sürdürme ve iktidara yürüyüşün kararlı adımlarıdır. Hiçbir siyasi parti milletten büyük değildir. Hiçbir siyasi parti kurucusunun gösterdiği hedefe ulaşma azmini terk edemez. Hiçbir makam demokrasiden ileride, hiçbir yapı Cumhuriyet ideallerinden daha büyük önemde değildir. Biz dün olduğu gibi bugün de milletin emrindeyiz. Herkesin haberi olsun, buradan ilan ederiz. Dosta, olmayana, yanımızda olanlara, düne kadar karşımızda olanlara ilan ederiz ki biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz. Biz bu ülkenin yarınları için siyasette ateşten bir gömleği hep beraber giyiyoruz." diye konuştu.
Özgür Özel, şöyle devam etti: "Korkanlar, çekinenler, üç günlük dünyada şerefini değil de rahat koltuklarını düşünenler varsınlar geride kalsınlar. Biz demokrasiyi milletin gerçek gücü, adaleti devletin temel vasfı ve umudu bu milletin evlatlarının en büyük hakkı olarak görüyoruz. Bugün seçilmiş il başkanlarımızla, yarın seçilmiş Parti Meclisimiz, MYK'mizle, ardından milletvekillerimizle bir araya geliyoruz, yeni partimizi milletimizin seçtiği, ona yetkisini emanet ettiği milletvekillerimizle ilk adımını atarak kuruyoruz. Teknik işlemlerin ardından milletvekillerimizle birlikte yeni kuracağımız partimizle hiç şüpheniz olmasın ki açık ara farkla TBMM'nin ana muhalefet partisi oluyoruz. Bugün bu kürsüye, CHP'nin grup kürsüsüne veda ederken, ana muhalefet partisi grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz. Ancak artık ana muhalefet partisi grup kürsüsüne veda etmenin, iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da gününü sayıyoruz."
Sosyal demokrat olduklarını, "altı ok"a sonuna kadar bağlı kaldıklarını, ülkenin kurucularına, kuruluş kodlarına, ülkenin kuruluşundan beri benimsedikleri CHP'nin ideallerine sahip olduklarını söyleyen Özel, "Atatürk'le, Misakımilli sınırlarıyla, Cumhuriyet'le sorunu olmayan tüm demokratları Türkiye İttifakı'nda kucaklamaya, birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum. Bu davetin sahibiyiz." dedi.
Ne Ekrem İmamoğlu'nu geride bırakırız, ne Mansur Yavaş'ı
Başlattıkları yürüyüşün ilk adımını atarken doğru tasarlanmış, doğru hazırlanmış, doğru takvimlenmiş, riskleri doğru analiz edilmiş şekilde büyüyeceklerini ve güçleneceklerini vurgulayan Özel, şöyle konuştu: "Buradan önemle ricamdır. Bugünlerde bizim bu partiyi milletvekilleri ile kurmamızla birlikte, doğru bir takvimlendirme ve ölçeklendirme içinde iktidar yürüyüşümüze herkes güvensin. Yarın sabah kimse belediye başkanına 'Sen niye geçmedin?' Belediye üyesine 'Hala niye buradasın?' Falanca kişiye 'Daha niye orada değilsin?' demesin. Bir tane kuralımız var. Bir kere kimseyi geride bırakmayacağız, kimseden ayrı ya da uzak değiliz. Şu kadarını söyleyeyim, 'Ben yeni partide yokum. Özgür Özel ile arkadaşlarıyla birlikte değilim' diye kulağınızla duymadığınız herkes, emin olun ki bizimle birliktedir."
"Kimse şundan şüphe etmesin. Bu iktidar yürüyüşünde, bizler, sizler, hepimiz ne Ekrem İmamoğlu'nu geride bırakırız, ne Mansur Yavaş'ı. Ne Zeydan Karalar kalır Adana'da, ne Vahap Seçer Mersin'de" ifadesini kullanan Özel, sözlerini şöyle tamamladı:
"Selam olsun Edirne'den Iğdır'a, Trabzon'dan Antalya'ya. Bir daha söylüyorum. 'Ben onlarla değilim' diyen diyebilir. Tarihin önünde, milletin gönlünde ayrışabilir. Bu lafı duymadığımız herkes bizimle birliktedir, iktidar yürüyüşündedir. Sahipsiz vatanın, batması haktır. Sen, siz böyle sahip çıktıktan sonra bu vatan batmayacaktır. Bu büyük yürüyüşe, bu yeni yürüyüşe hazır mısınız? Yolları kapattılar, yeni bir yol açmaya var mısınız? Yeni yolu açıyoruz. İktidara yürümeye var mısınız? Haydi bakalım yolunuz açık olsun. Yeni yolda hep birlikte yürüyeceğiz, iktidara yürüyeceğiz. Yürüyelim arkadaşlar."