MHP Genel Başkanı Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaşanan gelişmeler CHP kurumsallığına yakışmayan bir seviyeden siyasi kültürümüze ve demokrasimize zarar verici bir noktaya doğru ilerlemektedir.
İslam dünyası ayağa kalkmalı, İsrail haydutluğuna haddi bildirilmeli
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Gazze'de, Kudüs'te, Filistin'in dört bir yanında yaşanan zulmün sadece bir coğrafyanın değil, tüm ümmetin imtihanı olduğunu vurgulayarak, bu imtihan karşısında suskun kalmanın, parçalanmışlık içinde birbirine sırt dönmenin, dini, ahlaki ve vicdani bir çöküşün adım adım yayıldığının göstergesi olduğunu belirtti.
İslam ülkeleri arasında kuvvetli bir birlik temin edilemediği için İslam coğrafyasının, siyonist hedefler doğrultusunda bölünmek, parçalanmak, zayıflatılmak ve en nihayetinde tahakküm altına alınmak istendiğine işaret eden Bahçeli, şunları kaydetti: "Bu yalın gerçeği görmek için daha ne kadar acı çekilecektir? Daha kaç masum çocuğun katledilmesi, kaç ana-babanın evlat acısıyla yanıp kavrulması gerekecektir? Bir kez daha, İslam dünyasının ayağa kalkabilmesi, Müslüman feryadına son verilebilmesi, kalıcı barış ve istikrar için 'Kudüs Paktı' teklifimizin ciddiyetle ele alınması gerektiğini önemle hatırlatıyorum. 5 Ağustos 2024 tarihinde yaptığım yazılı açıklamada da belirttiğim üzere, Filistin veya Kudüs temelli bölgesel diyalog ve işbirliği zeminlerinin hepsini kapsayacak biçimde daha sıkı ve güçlü bir bölgesel ittifaka ihtiyaç vardır. İslam dünyası ayağa kalkmalı, İsrail haydutluğuna haddi bildirilmelidir. Filistin özgürleşmeli, kutsal topraklar huzura kavuşmalı, İslam coğrafyasına düşen emperyalizmin gölgesi geri gelmemek üzere yok edilmelidir."
İsrail'in, ateşkese rağmen Lübnan ve Gazze'ye yönelik saldırılarına tepki gösteren Bahçeli, "ABD ve İsrail'in akıl ve mantıktan yoksun, hak ve hukuktan bihaber yürüttükleri savaş bölgemizi ateşe atarken, Türkiye'nin barış ve istikrar için yürüttüğü yapıcı rol, tüm dünyanın takdirini kazanmaktadır." diye konuştu.
CHP'nin bir gündem yanılsaması içerisinde patinaj yapmasının kimseye faydası olmayacak
Yozlaşmanın yalnızca hukuki değil ahlaki, kurumsal, kültürel ve zihinsel bir sorun olarak siyasi ve toplumsal hayata nüfuz ettiğini, eş zamanlı olarak Türkiye'nin istikrar kanallarının da tıkanmasına sebebiyet verdiğini aktaran Bahçeli, şöyle devam etti: "Son dönemlerde bazı belediyeler üzerinden yürütülen soruşturmalar neticesinde ortaya çıkan vahim iddialar, toplumu bir arada tutması gereken ahlaki değerlerin ne denli tahrip olduğunu gözler önüne sermiştir. Vatandaşlarımızın oylarıyla seçilen ve görevleri beldeye ve belde halkına hizmet etmek olan bazı belediye başkanlarının kamu kaynaklarını istismar, yolsuzluk, usulsüzlük ve yozlaşma halleri iki cihanda da kurtuluşu olmayan bir düşkünlük halidir. Bunlar hangi siyasi partiye ait olursa olsun, hem topluma hem de içinde bulunduğu camiaya zarar vermektedir. Türk siyasetini kirleten bu kişiler yaptıkları karşısında koruma görmemeli, siyaseti kirletmelerine müsaade edilmemeli, siyasetten temizlenmelidir. Milliyetçi Hareket Partisi temiz siyaset, temiz toplum ilkesi doğrultusunda bu konuda her zaman üzerine düşeni yapmış, partimizi töhmet altında bırakanların, kim olursa olsun üzerine giderek gerekli arınmayı tavizsiz sağlamıştır.
Sorumluluk mevkisindekilerin, yozlaşmanın ve çürümenin baş aktörü olması, içine düşülen bataklığı göstermektedir. Bu noktada, CHP her şeyden önce kendi arınmasını yapmalı, toplumun hassasiyetlerini gözeterek arınmalı ve durulmalıdır. Siyaset, mutlaka daha şeffaf, daha tutarlı ve daha sorumlu bir zemine taşınmalıdır. Siyasetin finansmanından siyasi etik ilkelerine kadar siyasi partiler rejimi gözden geçirilmeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ruhuna uygun düzenlemeler yapılmalıdır. Türkiye bir hukuk devletidir. Demokratik kurum ve kurallar işlemektedir. Bölgemiz bir ateş çemberinin içerisinde iken Türkiye başta milli güvenliği tahkim etmek üzere bölgenin yeniden huzura ve istikrara kavuşması için uğraş verirken, Cumhuriyet Halk Partisinin bir gündem yanılsaması içerisinde patinaj yapmasının kimseye faydası olmayacaktır."