Kızılay semtinde bir iş merkezindeki dükkanında 20 yıldır terzilik yapan Pınarbaşı, yaklaşık 2 yıldır mesleğini farklı bir bakış açısıyla icra etmeye başladı. Pınarbaşı, geleneksel motifli battaniye, kilim, halı ve perdelerden diktiği tasarımları giyerek, "Armağan terzi" adlı sosyal medya hesabından binlerce takipçiyle paylaştı. Terzi Pınarbaşı, geri dönüşüm ürünlerinin gördüğü bu ilgiyle hem kültürel mirası yaşatıyor hem de sürdürülebilir modaya katkı sağlıyor.
Dönüştürdüğü renkli kıyafetlerle AA muhabirine açıklamalarda bulunan Pınarbaşı, "Diğer meslektaşlarımın dışında geri dönüşüm ile vurguladım ismimi. Evlerimizde sandıklarda bekleyen, atılmaya kıyılamayan eşyaları değerlendirerek hem onları yeniden hayata kazandırıyorum hem de özgün tasarımlar ortaya koyuyorum." dedi.
Tasarımlarına annesinin sandığından çıkan yıllanmış eşyalarla başladığını anlatan Pınarbaşı, "Önce 30 yıllık yorgun, yıllanmış bir battaniye ile yelek yaptım. Bu battaniye benim çocukluğuma ait, hatırası olan bir parçaydı. Yeleği diktikten sonra sosyal medyada paylaştım ve büyük ilgi gördü. İnsanlar kendi geçmişlerinden bir parça buldu bu çalışmada." diye konuştu.
Söz konusu battaniyenin kalan parçalarını da değerlendirdiğini dile getiren Pınarbaşı, aynı kumaştan pantolon tasarladığını, eksik kalan bölümleri ise farklı kumaş ve aksesuarlarla tamamladığını ifade etti.
Tasarımlarında deri, farklı dokular ve geleneksel motifleri bir arada kullandığını belirten Pınarbaşı, ortaya çıkan ürünlerin hem modern hem de nostaljik bir karakter taşıdığını kaydetti.
Babaannemin eski minderlerinden gömlek yaptım
Aile büyüklerinden kalan eşyaların çalışmalarında önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Pınarbaşı, "Babaannemin eski minderlerinden gömlek yaptım. Duvar halılarımız vardı, onlardan mont ve ceket tasarladım. Annemin gençliğinde, gaz lambası ışığında, dikiş makinesi olmadan işlediği kumaşları da değerlendirdim. Bu parçalar sadece kumaş değil, aynı zamanda bir emek ve hatıra taşıyor." ifadelerini kullandı.
Geri dönüşümün hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemine dikkati çeken Pınarbaşı, atölyesinde en küçük kumaş parçasını dahi sakladığını belirterek, "Buradan çıkan hiçbir şeyi atmıyorum. Küçük bir parça bile başka bir tasarımda tamamlayıcı olabiliyor. Bu yaklaşım hem israfı önlüyor hem de yaratıcılığı artırıyor." dedi.