Anadolu'nun en büyük Türk-İslam mezarlıklarından biri olan tarihi Selçuklu Mezarlığı'nda, 700 yıl önce yaptırılan Halime Hatun Kümbeti'nin de bulunduğu alanda Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle 2022'de başlatılan kazı, restorasyon ve konservasyon çalışmaları sürüyor.
Kazı çalışmaları, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ercan Çalış başkanlığında, aralarında sanat tarihi, arkeoloji, epigrafi, mimarlık, restorasyon ve konservasyon alanlarından uzmanların bulunduğu 15 kişilik ekip tarafından yürütülüyor.
Yaklaşık 50 dönümlük tarihi mezarlıkta, boyları 2,5 metreye ulaşan, üzerlerindeki kitabe ve geleneksel motiflerle dikkati çeken 1000'in üzerinde mezar taşı tespit edildi. Kazı alanının karelaj haritasını çıkaran ekip, 10x10 metrelik açmalarda kontrollü şekilde yaklaşık 30-60 santimetre derinliğe inerek toprağın altında kalan mezar taşlarını belirliyor.
Halime Hatun Kümbeti'nin yakınında çalışmaları yoğunlaştıran ekip, 40 santimetre toprak altında bulunan, sanduka tipi ve üzerinde çevgan motifi (Türk-İslam geleneksel sanatında ve mezar taşlarında karşımıza çıkan, asaleti, yiğitliği, binicilikteki ustalığı ve kahramanlığı simgeleyen tarihi bir figürdür) bulunan çocuk mezar taşını tespit etti.
Uzman ekip, yaklaşık 1,5 gün süren titiz çalışmayla çocuk mezar taşını gün yüzüne çıkardı. Daha önce bir gence ait olduğu değerlendirilen mezar taşında da benzer bir çevgan motifine rastlanmıştı. Motifin bu kez bir çocuk mezarında bulunması, çevganın dönemin çocukluk ve gençlik anlayışı ile atlı spor ve savaşçı kültüründeki yerine dair yeni değerlendirme yapma imkanı sundu.
Çevgan motifi, Türk sanatında oldukça önem arz etmektedir
Doç. Dr. Ercan Çalış, AA muhabirine, Türk kültüründe önemli bir yere sahip olan çevganın, at üzerinde oynanan geleneksel bir spor olarak bilindiğini, oyuncuların at üzerinde ellerindeki uzun sopalarla topa vurarak mücadele ettiğini söyledi.
At binme, çeviklik ve savaşçılık becerilerini geliştiren çevganın geçmişte yalnızca bir oyun veya spor olarak görülmediğini belirten Çalış, aynı zamanda çocukların ve gençlerin savaşta ihtiyaç duyacakları becerileri kazanmalarına yardımcı olan bir eğitim yöntemi olarak da kullanıldığını ifade etti.
Osmanlılarda da sıkça gördüğümüz bir prens yetiştirme anlayışı söz konusu
Çevgan oyununun esas itibarıyla hem savaşta taktiksel olarak kullanılan hem de bir spor faaliyeti olarak değerlendirilen bir oyun olduğunu aktaran Çalış, "Yani bunun bir savaş ve spor faaliyeti oyunu olduğunu söyleyebiliriz. Konuya savaşçı üzerinden, özellikle çocuklara ait taşlarda çevgan motifine baktığımız zaman, çocukların esas itibarıyla genç yaşlarda, daha çocukken hem savaşçı özelliklerinin hem de cesaretlerinin geliştirildiğini ve adeta Osmanlılarda da sıkça gördüğümüz bir prens yetiştirme anlayışının söz konusu olduğunu görüyoruz. Henüz küçük yaşlarda bunlar yetiştiriliyor ve ileride gelebilecekleri yüksek mevki ve makamlara hazırlanmaları için bir eğitimden geçiriliyorlar." diye konuştu.