Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Az bulutlu
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Kültür | Evinin bahçesindeki tezgahta asırlık yöntemle kilim dokuyor

Evinin bahçesindeki tezgahta asırlık yöntemle kilim dokuyor

Diyarbakır'ın Çınar ilçesine bağlı kırsal Ayveri Mahallesi'nde oturan 65 yaşındaki Sabriye Akyüz, evinin bahçesindeki tezgahta asırlık yöntemle kilim dokuyor.

Diyarbakır'ın Çınar ilçesine bağlı kırsal Ayveri Mahallesi'nde oturan 65 yaşındaki Sabriye Akyüz, evinin bahçesindeki tezgahta asırlık yöntemle kilim dokuyor.

Evinin bahçesindeki tezgahta asırlık yöntemle kilim dokuyor

Küçükbaş hayvancılığın yaygın olduğu Karacadağ bölgesinde yünü değerlendirmek için halı ve kilim dokumacılığı yapanların sayısı her geçen gün azalıyor. Ayveri Mahallesi'nde yaşayan Sabriye Akyüz de küçükken büyüklerinden öğrendiği bu sanatı, evinin bahçesine kurduğu tezgahta yaşatmaya çalışıyor.

Gelini ve komşularının da yardımıyla eski yün kazakların iplerini yeniden kullanılabilir hale getiren Akyüz, geleneksel tezgahta bu iplerle kilim dokuyor.

Zor ve zahmetli bir iş

Akyüz, Zazaca yaptığı konuşmada, küçüklüğünde anneannesi ve annesini hep dokuma tezgahında gördüğünü, daha sonra kendisinin tezgahın başına geçtiğini söyledi.

Karacadağ bölgesinde küçükbaş hayvancılığın yaygın olduğunu, bundan dolayı koyunların yününden birçok şey yaptıklarını belirten Akyüz, şunları kaydetti: "Kilimleri annem ve ninem yapardı. Ben de onlardan öğrendim. Çocukken çok merak ediyordum. Ben de yapmaya başladım. Eski kazakların iplerini söküyoruz. O iplerle kilim yapıyorum. Yaptığım kilimleri evimize seriyoruz. Çocuklara da kilim yaptım. Ömrüm yettiğince bu işi yapacağım. Gelinlerimin, kızlarımın da bu işi yapmasını isterdim. Herkesin bu işi öğrenmesini isterdim. Uğraşmıyor ve yapmıyorlar. Zor ve zahmetli bir iş. Bazen zorlanıyorum. Köyde herkesin eski kazakları var ama bu işi yapmıyor. Eskiden herkes kilim yapardı. Şimdi kimse zahmet görmek istemiyor. Bu işi yaparken sabırlı olmak lazım."

Sabriye Akyüz'ün akrabası 76 yaşındaki Nezir Akyüz de geçmişte her evde dokuma tezgahı bulunduğunu ve dokumacılığın yaygın olduğunu anlatarak, "Nakışlı kilimler yapıyorlardı. Seccadeler, kazaklar, her şey yapılıyordu. O zamanlar annem ve yengem de yapıyordu. Bu işi herkes yapıyordu. Şimdi ise sadece Sabriye Akyüz yapıyor." ifadelerini kullandı.

El dokuma kilimler daha güzel oluyor

Sabriye Akyüz'ün gelini 40 yaşındaki Remziye Akyüz ise kayınvalidesine kendisinin ve komşularının yardım ettiğini belirtti.
Kayınvalidesinin eskiyen yün kazakları değerlendirdiğini ve onların ipleriyle tezgahta kilim dokuduğunu dile getiren Akyüz, "İlk halılarımı kayınvalidem o iplerden yaptı. Annem de yapardı ve çeyizimde bunlar vardı. Küçükken annem, kayınvalidem ve ninem tezgahta kilim yapıyordu. Bütün köy toplanıyordu ve birbirine yardım ediyordu. El dokuma kilimler daha güzel oluyor. İstediğimiz renklerle kilim yapıyoruz." diye konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız