Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Açık
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Kültür | Aile yadigarı eşyalar ve çeyiziyle evini adeta müzeye çevirdi

Aile yadigarı eşyalar ve çeyiziyle evini adeta müzeye çevirdi

Kayseri'nin Sarıoğlan ilçesinde yaşayan Gülten Yakut, çeyizi ve topladığı aile yadigarı eşyaları evinin 7 odasında sergiliyor. İlçeye bağlı Palas Mahallesi'nde eşi Derviş ile hayatını sürdüren 5 çocuk annesi 64 yaşındaki Gülten Yakut, yaklaşık 40 yıldır beğendiği ve sevdiği eşyaları bir araya getirerek evini adeta kişisel bir müzeye çevirdi.

Kayseri'nin Sarıoğlan ilçesinde yaşayan Gülten Yakut, çeyizi ve topladığı aile yadigarı eşyaları evinin 7 odasında sergiliyor. İlçeye bağlı Palas Mahallesi'nde eşi Derviş ile hayatını sürdüren 5 çocuk annesi 64 yaşındaki Gülten Yakut, yaklaşık 40 yıldır beğendiği ve sevdiği eşyaları bir araya getirerek evini adeta kişisel bir müzeye çevirdi.

Aile yadigarı eşyalar ve çeyiziyle evini adeta müzeye çevirdi

Anneannesinden kalma ahşap büfeyi, babasının tarlada kullandığı dirgeni, annesinin "çömçe" adı verilen ahşap kepçesini evinde sergileyen Yakut, oğullarının askerlik şapkalarını, çeyizinden kalma dantelleri, banyo liftlerini, eski güğümleri ve sevdiği plastik çiçekleri bir düzen içinde saklıyor.

Gülten Yakut, eskiden beri hiçbir şeyini çöpe atmadığını, onarıp kullandığını söyledi. Ailesinin hatıralarına önem verdiğini ve onlardan kalan eşyaları saklamaya başladığını ifade eden Yakut, "Ebemin büfesi var, onu değerlendiriyorum. Annemin kalburu, bakır kazanları var. Dedemin, ebemin, anamın tüm hatıralarını evimde saklıyorum, görünce mutlu oluyorum. Buradaki eşyalar çöpe gitmesin diye değerlendiriyorum, kullanıyorum, hatıraları var." dedi.

Çeyizini yenileyip kullandığını belirten Yakut, şunları kaydetti: "Babamın yabası, dirgeni var, annemin çömçesi, süt süzeği, küpü var. Annemin çeyizime verdiği heybe var. Bir komşum gaz ocağı verdi, dışarıdan çok bir şey gelmiyor. Kayseri'deki gelinim bazen bir şeyler getirir. 7 odanın 7'si de bu halde döşeli. Giriyorum, çıkıyorum, içinde dolanıyorum. Bizden başkası kolay yürüyemez, gider tökezler. Biz bir düz gideriz, biraz yan yan gideriz. Torunlarım gelince dokunmazlar, oynar, bakar yerine koyarlar. Plastik çiçekleri falan çok severim."

Evde 7 oda var, hepsi bu durumda

Eşi Derviş Yakut ise 1980'li yıllardan bu yana eşinin evi bu şekilde eşyalarla döşediğini söyledi. Evde zaman zaman zor yürüdüklerini anlatan Yakut, "Alıştık artık, aynı evi paylaşınca ister istemez uyum sağlıyorsun. Ben sıkıntısını çekmiyorum, kendi çekiyor. Dışarıdan aldığını da evden de bir şey atmaz. Bir hevesi ve herkesin kendine göre bir tarzı var. Başka biri yürüyemez bu evde, bizim beynimiz alıştı yürüyoruz. Başkaları birkaç kez takılıp düşerek yürür. Evde 7 oda var, hepsi bu durumda. Temizlediğinin kimse farkında olmaz, hiç bozmadan, kırmadan bakarsınız temizlemiş." diye konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız