Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Kahramanmaraş | Kahramanmaraş'ta tarih gün yüzüne çıkartılıyor

Kahramanmaraş'ta tarih gün yüzüne çıkartılıyor

Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesine bağlı Döngel Mahallesi'ndeki Direkli Mağarası'nda 2007'den bu yana yürütülen kazı çalışmalarında dikdörtgen şeklinde 5’inci mezar bulundu.

Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesine bağlı Döngel Mahallesi'ndeki Direkli Mağarası'nda 2007'den bu yana yürütülen kazı çalışmalarında dikdörtgen şeklinde 5’inci mezar bulundu.

Kahramanmaraş'ta tarih gün yüzüne çıkartılıyor

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Direkli Mağarası Kazı Başkanı Prof. Dr. Cevdet Merih Erek, 2007 yılında başladıkları kazı faaliyetinin kesintisiz 19 senedir devam ettiğini söyledi.

Kahramanmaraş’ta bu yılki kazı çalışmalarını önceki yıllarda 4 mezar daha buldukları mağaranın "mezarlık" olarak isimlendirdikleri alanında başlattıklarını ve 20 gün gibi kısa bir sürede 5. mezara ulaştıklarını anlatan Erek, "Bu mezarın sınırları da diğerlerinde olduğu gibi yine yassı taşlarla çevrili vaziyetteydi. Kuzey batı istikametindeki ucu henüz ortaya çıktı bir de bunun güneydoğu istikametindeki olan kısmında kazı çalışmaları devam etmekte. Henüz mezarın bütününe ulaşamadık çünkü kazıları son derece yavaş yapıyoruz." diye konuştu.

Erek, mezarın düz yassı taşların dikine konularak yapıldığını ve devrilmemesi amacıyla da arkasının başka taşlarla beslendiğini belirtti.

Bütün iskelete henüz ulaşamadıklarını ancak içerisinde bazı insan kemikleri bulduklarını dile getiren Erek, şunları kaydetti: "Kazılmadan yapılmış düz zemin üzerine hazırlanmış bir mezar. Bu sebeple mezarın üstünün de toprak dolguyla değil diğerlerinde olduğu gibi yassı taşlarla kapatıldığını düşünüyoruz. İnsan iskeletine henüz ulaşılamadı, ancak çevresindeki yoğun kemik kalıntılar içerisinde henüz bir antropolog tarafından bakılmamasına rağmen bizim tarafımızdan tespit edilmiş bazı insan kemikleri olduğunu düşündüğümüz parçalar var. Kazılarımız yine bu mezarlık alanı diye bahsettiğimiz batı duvarının önündeki alanda devam edecek. Bu seneki ulaşmayı düşündüğümüz hedef, burada olabildiğince 10. arkeolojik seviyeye kadar yaklaşık 8 plan karede çalışmak. Arkeolojik olarak tabaklandığında bu seviyenin tarihini günümüzden önce 14 bine tarihleyebiliriz. Yani bu mezarın tarihinin yaklaşık 14 bin yıl eskiye gittiğini söylemek mümkün."

Dönemin insanlarının ölüleriyle olan bağlantıları incelenebilecek

Erek, elde edilen söz konusu bulgu sayesinde dönemin insanlarının ölüleriyle olan bağlantılarını daha net bir şekilde inceleyebileceklerini söyledi.

O dönemin insanlarının ölülerinden asla vazgeçmediğini, onlarla mekansal bir bağ içinde kalmak istediklerini anlatan Erek, şöyle konuştu: "Bundan önceki dönemlerde de var. Üst Paleolitikte saptanmış olanları var ama Epipaleolitikte bunların bir düzenleme çerçevesinde etrafının taşla kapatılarak belli bir sınır içine konularak muhafaza edilmesi, özellikle bunların da toprak gömü olmadan üstünün taş kapaklarla kapatılarak bırakılması, o dönem insanının ölülerinden uzaklaşmak istemeden, onlarla bir mekansal bağ içinde kalmak istediklerini bize gösteriyor. Mezarların üzerindeki kapağın altında dolgu yani kendisi ile ilgili karışmış bir toprak yok. Kazılarak içine doldurulmuş bir toprak yok. Düz zemin üzerine bazen altına taş bir düz bir taşı koyarak mezarlığı yapıyorlar ve köşeli taşlardan oluşturuyorlar."

Erek, mezarların içinde boncuk ve kemik kaşık gibi bazı süs eşyaları ve aletlere de rastlandığını, bu durumun dönemin insanlarının yaşam dünyasından uzaklaşmadığının bir ifadesi olarak kaydedilebileceğini dile getirdi.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız