Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerileri geliştirilmesi ve benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı.
Toplantının açılışında konuşan Beyazıt, komisyonun çalışmalarında 3 ayını tamamlamak üzere olduğunu, bu yüzden komisyon üyelerinin uygun görmesi halinde 1 aylık çalışma süresi talep etmeyi planladıklarını söyledi.
Komisyonda daha sonra yapılan oylamada, bir aylık süre alınması kabul edildi.
Komisyonun hafta sonu İstanbul'da çalışma ziyareti gerçekleştirdiğini hatırlatan Beyazıt, İstanbul'da uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik'in okulunda bir çalışma yaptıklarını söyledi. Beyazıt, menfur saldırıda olayın meydana geldiği gün ve sonrasında yürütülen süreç ile ilgili yapılan çalışmalar ve alınan tedbirler hakkında kurum yetkililerinden detaylı bilgi aldıklarını ifade etti.
Bugünkü toplantıda, Adalet, Sağlık, Ulaştırma ve Altyapı, Gençlik ve Spor, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıkları ile Diyanet İşleri Başkanlığı temsilcilerinin dinleneceğini hatırlatan Beyazıt, Kahramanmaraş'ta ve Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde okullarda meydana gelen şiddet olaylarının sadece belirli okullarda yaşanan münferit güvenlik sorunları şeklinde görülemeyeceğini söyledi.
Yusuf Beyazıt, şu ifadeleri kullandı: "Karşımızda çocukların yaşam hakkını, güvenli eğitim hakkını, fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü doğrudan ilgilendiren çok boyutlu bir toplumsal sorunla karşı karşıyayız. Bu çerçevede öncelikle Adalet Bakanlığımızdan beklentimiz çocuk adalet sisteminin cezalandırma, koruma ve rehabilitasyon boyutlarını birlikte değerlendirmesidir. Çocukların ağır şiddet olaylarına karışmasına yol açan koşulların belirlenmesi, sosyal inceleme mekanizmalarının güçlendirilmesi, silaha erişimde yetişkin sorumluluğunun açıklığa kavuşturulması ve çocukların yeniden topluma kazandırılmasına yönelik modellerin geliştirilmesi büyük önem taşımakta."
Dijital alan çocukların sınırsız biçimde izlendiği bir denetim alanına dönüştürülmemeli
Sağlık Bakanlığının sorumluluk alanlarını hatırlatan Beyazıt, çocuk ve ergen ruh sağlığı hizmetlerinin erişilebilirliğinin sağlanması, risk işaretlerinin erken belirlenmesi ve olaylardan etkilenen çocuklara uzun süreli psikososyal destek sunulması gerektiğini belirtti.
Beyazıt, "Şiddet davranışı tek başına bir ruh sağlığı sorunu olarak görülemez. Bununla birlikte keskin davranış değişikliklerinin, kendine veya başkasına zarar verme ifadelerinin ve kriz belirtilerinin zamanında değerlendirilmesi hayati önemdedir. Okullar ile çocuk ve ergen ruh sağlığı birimleri arasında hızlı ve işleyen bir yönlendirme sistemi kurulmalı." dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının alanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Beyazıt, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu üzerinden çocukların dijital ortamlarda maruz kaldığı şiddet içeriklerini, tehdit paylaşımlarını, silah kullanımını özendiren yayınları ve algoritmik yönlendirmeleri değerlendirmesinin yerinde olacağını söyledi. Beyazıt, "Dijital alan çocukların sınırsız biçimde izlendiği bir denetim alanına dönüştürülmemeli. Ancak açık tehditlerin, saldırı hazırlıklarının ve çocukları şiddete sürükleyen içerik zincirlerinin de görmezden gelinmemesi gerekir. Güvenlik ile mahremiyet arasında hak temelli bir denge kurulmalı." değerlendirmesinde bulundu.
Gençlik ve Spor Bakanlığının rolüne değinen Beyazıt, söz konusu rolün okul dışındaki yaşam alanlarında ortaya çıktığını söyledi.
Yusuf Beyazıt, şu değerlendirmelerde bulundu: "Okuldan kopan, sosyal çevreden uzaklaşan veya aidiyet sorunu yaşayan gençlere ulaşabilecek en önemli kurumlardan biri gençlik merkezleri ve spor kuruluşlarıdır. Gençlerin kendilerini değerli hissettikleri, güvenli ilişkiler kurdukları ve gerektiğinde yardım alabildikleri alanlara ihtiyaçları bulunmaktadır. Eğitim gören çocuklarımızın Gençlik ve Spor il müdürlükleri bünyesinde; gençlik merkezleri, kapalı spor salonları, tenis kortları, yüzme havuzları, futbol sahaları, atletizm sahaları, çok amaçlı spor salonları gibi alanlarda; sosyal, sportif ve sanatsal etkinliklere yönlendirilmesini sağlayabilirsek olumlu neticeler alabiliriz."
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının çocuk koruma sisteminin merkez aktörlerinden biri olduğunu vurgulayan Beyazıt, okul, aile, sağlık, kolluk ve sosyal hizmet birimleri arasındaki bilgilerin parçalı kalmaması ve risk altındaki her çocuk için sorumluluğu belirlenmiş bir vaka yönetimi kurulmasının yerinde olacağının altını çizdi.
Ailelerin ihtiyaç duydukları sosyal ve psikolojik desteğe erişebilen paydaşlar şeklinde görülmesinin önemine işaret eden Beyazıt, "Bununla birlikte ağır ihmal, şiddet veya silaha erişim gibi durumlarda yetişkin sorumluluğu da açık biçimde değerlendirilmeli." dedi.
Diyanet İşleri Başkanlığına yönelik de değerlendirmelerde bulunan Beyazıt, din görevlilerinin ve aile danışmanlarının, şiddet, kriz ve kendine zarar verme belirtilerini tanıyabilmesinin gençleri gerektiğinde profesyonel sağlık ve sosyal hizmetlere yönlendirebilmesi gerektiğini söyledi.
Geliştirilecek her tedbirin çocukların eğitim hakkını, mahremiyetini, kişisel verilerini ve damgalanmama hakkını koruması gerektiğine işaret eden Beyazıt, "İhtiyacımız olan şey güvenlik, adalet, eğitim, sağlık, sosyal hizmet, aile desteği, gençlik politikaları ve medya sorumluluğunu bir araya getiren bütüncül bir çocuk koruma sistemidir." dedi.