TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu, Uluslararası Siber Güvenlik Federasyonu Başkanı Batuhan Tosun ile eğitim sosyolojisi, eğitim politikalarının etkileri ve okul sosyal hizmet uygulamaları alanında uzman akademisyenleri dinledi.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerileri geliştirilmesi ve benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Komisyon, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı.
Toplantının açılışında konuşan Beyazıt, Komisyon'un önceki toplantısında yapılanlardan ve geçen hafta gerçekleştirdikleri ziyaretlerden bahsetti.
Komisyon olarak 12 Haziran Cuma günü Kahramanmaraş'a gideceklerini belirten Beyazıt, "Cuma, cumartesi, eğer yetmezse pazar günü öğlene kadar da Kahramanmaraş'ta çalıştıktan sonra pazar günü Şanlıurfa'ya gideceğiz. Şanlıurfa'dan Siverek'e geçerek oradaki olayları da yerinde inceleyerek, gereken uzmanların görüşlerini dinleyeceğiz ve özellikle ailelerin bilgilerine müracaat edeceğiz. Okullardaki yapacağımız incelemeler sonucunda da gereken raporlarımızı, gereken bilgilendirmeleri yapmış olacağız." ifadelerini kullandı.
Beyazıt'ın konuşmasının ardından sunumlara geçildi.
Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi, Cornell Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi İktisat ve Davranış Bilimleri Uzmanı Prof. Dr. Şule Alan, ABD'de olması dolayısıyla sunumunu online bağlantı üzerinden gerçekleştirdi.
Okullardaki şiddet olaylarının sadece güvenlik odaklı değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Alan, "Okul şiddeti olayları, bu tip olayların gençlerimizin, yükselmekte olan neslimizin ruh sağlığı ve sosyal, duygusal kırgınlıklarıyla yakından ilişkili olduğunu unutmamamız gerekiyor." dedi.
Davranış problemi gösteren bir çocuğun "benim problemim var" demek istediğini aktaran Alan, "Bu nedenle, yapmamız gereken yetişkinler olarak bu sinyallere odaklanmak." ifadesini kullandı.
Çocukların davranışlarıyla ilgili veri eksikliği olduğunu söyleyen Alan, "Türkiye, kendi emsal ülkeleri ve gelişmiş ülkeler arasında en fazla veri fakiri olan ülkedir. Verileri olmadığı için değil, verilerinin analizi operasyonel hale getirmediği içindir Türkiye'nin problemi." diye konuştu.
Alan, "Maalesef özellikle büyük şehirlerimizin düşük sosyoekonomik gruplarında, okullarında gördüğümüz, hatta Güneydoğu'da çok gördüğüm, ortaokul düzeyine inmiş bir maalesef madde kullanımı problemimiz var ve bunun tabii davranışla ilişkisinin olmaması, şiddetle ilişkisinin olmaması beklenemez. Ortaokul ve lise düzeyinde çok acı bir durumumuz var." sözlerini sarf etti.
Çocukların akademik başarısının şiddetle ilişkisine değinen Alan, "Bir okulda ne kadar çok akran zorbalığı varsa o kadar akademik becerilerin düştüğünü, ne kadar birbirine güven varsa o kadar matematik ve akademik skorların yükseldiğini görüyorsunuz." dedi.
Şiddet ile empati duygusu arasında da net bir ilişki olduğunu anlatan Prof. Dr. Alan, "Bu ilişki sadece korelasyonel bir ilişki değil, bu ilişki nedensel bir ilişki. Yani empatiyi geliştirdiğinizde şiddeti düşürebiliyorsunuz okullarda. Şok edici bir konu da şudur, empati ne kadar yüksekse bir sınıfta akademik başarı da o kadar yüksek, bunu da görüyoruz." diye konuştu.
Alan, zorbalık yapan öğrencilerin, "zorbalığın özelliklerini" kendilerinden küçük yaştaki öğrencilere anlattığı bir çalışmanın sonuçlarını anlattı.
Zorba davranışlarda bulunanların kendinden küçük çocuklara bu konudaki bilgilerini aktardıktan sonra küçük öğrencilerin kazandığı özelliklerden bahseden Alan, "Okul içi şiddette yüzde 50 düşüş, okul içi davranış normlarında ciddi düzelme, akıl sağlığında, zihin sağlığında, özellikle bu lider çocuklarda inanılmaz düzelme, kendine güvende, öz değerde yükselme." dedi.
Alan, bilgilendirme yapılan küçük çocukların akademik başarılarında da artış gözlemlendiğini kaydetti.
Ateşli silaha erişimi kolaylaşmış oluyor
Uluslararası Siber Güvenlik Federasyonu Başkanı Batuhan Tosun, okullardaki toplu saldırıların (mass shooting) Türkiye'de son bir yılda 2 kez yaşandığını, ABD'de bu saldırıların ortalama her ay bir kez yaşandığını söyledi.
ABD'de düzeltilmeye çalışılan en büyük sorunlardan birinin "okullardaki şiddetin durdurulması" olduğunu dile getiren Tosun, "Bunu dünyada sıralamaya koyarsak yüzde 400 bir artış var. Yani bir azalma, psikolojik olarak destek alarak bir düşme, böyle bir şey yok, bu bir hayal dünyası." diye konuştu.
Bir forum sitesinde "pompalı tüfeğin 2 bin liraya satıldığı" iddiasında bulunan Tosun, "Buraya erişimi olan bir çocuğun bunu alması ve eğer niyetinde saldırı varsa bu saldırıyı gerçekleştirmesi çok kolaylaşmış oluyor çünkü ateşli silaha erişimi kolaylaşmış oluyor." sözlerini sarf etti.
Okul saldırılarını gerçekleştirenlerin amaçlarının dikkat çekme olduğunu söyleyen Tosun, "Planlanan okul saldırılarının yüzde 94'ünde saldırıyı planlayan kişi, niyetini önceden en az bir kişiyle paylaşmış oluyor. Bu şu demek, saldıran kişi ya popüler olmak ya dikkat çekmek için ya da çok büyük travması olduğu için bunu yapıyor." ifadelerini kullandı.
ABD'de ve Türkiye'deki okul saldırılarını yapanların, olay öncesinde forumlarda "en az bir kere dijital ayak izi bıraktığını" belirten Tosun, bu tür olaylar öncesinde erken tespit ve erken müdahalenin öneminden bahsetti.
Tosun, ABD'de kullanılan bir erken tespit uygulamasına değinerek, bu uygulama sayesinde binlerce saldırının önlendiğini anlattı.
Erken tespit konusunda yılda 2 kere tatbikat yapılması önerisinde bulunan Tosun, "Örneğin bu Milli Eğitim Bakanlığı ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile yapılabilir." dedi.
Müdahaleyi erken şekilde gerçekleştirmek son derece önemli
Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Taner Atmaca, sunumunda, okul saldırılarının önlenmesi amacıyla Kurumlararası Ortak Risk Uyarı ve İzleme Ağı (Koru) adlı bir sistem önerdi.
Sistemin, özellikle risk grubundaki çocuklar için okula ek olarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Emniyet ve sağlık kuruluşları, sosyal hizmet ve yerel yönetimlerin ilgili birimleri arasında bir "oluşum" önerdiğini anlatan Atmaca, şunları kaydetti: "Burada bütüncül bir yapı kurmak, özellikle okulun işlevini güçlendirmek ve bir anlamda çocukların birebir takibini sağlayacak bir sistem üzerine çalışmak son derece önemli. Aile sorun yaşıyor fakat bundan okulun haberi olmuyor ya da devletin diğer birimlerinin haberi olmuyor. Bu Koru sisteminin temel amacı özellikle risk grubundaki öğrencileri erken dönemde belirlemek yani vaka olmadan belirlemek. Müdahaleyi erken şekilde gerçekleştirmek son derece önemli."
Atmaca, sistemde her öğrenci için kontrollü erişime sahip dijital bir takip dosyası oluşturulması gerektiğini söyledi.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nurdan Duman, okullarda psikososyal hizmetlerin güçlü olmadığını savundu.
Bu konuda ciddi bir eksiklik olduğunu söyleyen Duman, "Olaylarda bu sistemin daha da güçlendirilmesine olan ihtiyaç bir kez daha karşımızda duruyor." dedi.
Çocuk koruma sisteminin önemine vurgu yapan Duman, okullardaki sosyal hizmetlerin bunun önemli bir parçası olduğunu, bunun eksik kalmaması gerektiğini dile getirdi.
Duman, okullarda vaka yönetimi yapılması, risk altındaki kişilerin tespit edilmesi ve bunlara yönelik sosyal hizmet çalışması yapılmasının önemine vurgu yaparak, okullarda sosyal hizmet uzmanları istihdam edilmesi gerektiğini söyledi.
Sunumlardan sonra, komisyon toplantısında milletvekilleri de görüş, öneri ve eleştirilerini dile getirdi.