Dünya tahıl sektörünün önemli buluşmaları arasında yer alan konferansın açılışı, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal da katıldı.
Temel görevimiz üreticiyi, tüketiciyi ve sanayiciyi korumak
Konferansta konuşan TMO Genel Müdürü Güldal, küresel ve ulusal hububat piyasalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak sektörün geleceğine yönelik önemli mesajlar verdi.
TMO’nun kuruluşundan bu yana Türkiye’de hububat piyasasının düzenlenmesinden sorumlu kamu kuruluşu olarak görev yaptığını belirten Güldal, şunları söyledi: “Yaklaşık 90 yıllık geçmişimiz boyunca temel görevimiz belliydi. Üreticimizi hasat döneminde fiyat düşüşlerine karşı korumak, tüketicimizin temel gıdaya makul fiyatlarla erişimini sağlamak, sanayicimizin hammadde tedarikini güvence altına almak, ülkemizin stratejik stoklarını yönetmek ve arz güvenliğini tesis etmektir. Dünyadaki benzer kurumlar arasında alım kapasitesi, depolama altyapısı ve mali gücüyle en güçlü kurumlardan biri olduğumuzu rahatlıkla söyleyebilirim. Şüphesiz görevlerimiz hububatla sınırlı değil. Bakliyattan fındığa, haşhaştan kuru üzüme, ayçiçeği yağından kayısıya kadar görev verilen her üründe alım, satım ve dış ticaret faaliyetlerini başarıyla yürütüyoruz “
Küresel Hububat Piyasasında Arz ve Lojistik Baskısı
Dünya hububat üretimindeki son gelişmelere ilişkin bilgiler paylaşan TMO Genel Müdürü Güldal, başarılı bir piyasa regülasyonunun etkin ve sürekli piyasa takibini gerektirdiğini belirtti.
TMO olarak hem yurt içindeki sahadan hem de uluslararası piyasalardan anlık bilgi akışı sağlandığını aktaran Güldal, dünya buğday üretiminin yüzde 3 düşüşle 820 milyon ton, arpa üretiminin yüzde 2 artışla 158 milyon ton seviyesinde gerçekleşirken, mısır üretiminin ise yüzde 3 düşüşle 1,3 milyar ton seviyesinde olmasının öngörüldüğünü kaydetti.
Bu yıl üretimden ziyade kalite ve ürünün piyasaya arzının öne çıkan sorunlar olduğunu dile getiren Güldal, dünya hububat piyasasında yaşanan sıkışıklığa dikkat çekti.
Navlun maliyetlerindeki artışın da piyasayı etkilediğine değinen TMO Genel Müdürü Güldal, şöyle konuştu: “Temmuz ayı başında Karadeniz-Türkiye navlunu 18 dolar/tondu. Bugün son aldığımız rakam 103 dolar/ton. Geleneksel üretici ülkelerde piyasaya çıkamayan ürünün fiyatı giderek düşerken, sınırlı üretim yapan ülkelerin lojistik olarak tercih edilmesi nedeniyle artan talep buğdayın FOB fiyatını 300 dolara kadar yükseltti. Ülkeler arasındaki fiyat makası 100 dolar/tonun üzerinde açılmış durumda.
TMO hububat alımları 12,3 milyon tonla rekor seviyeye ulaştı
Dünyada daralan arza karşın Türkiye’nin sezonu güçlü bir üretimle tamamladığını belirten Güldal, buğday üretiminin yaklaşık 25 milyon tonla rekor seviyeye ulaştığını, TMO’nun hububat alımlarının ise 12,3 milyon tonla tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığının altını çizdi.
TMO stoklarında bulunan makarnalık ve ekmeklik buğdayların birinci ve ikinci grup kalitelerde olduğunu aktaran TMO Genel Müdürü Güldal, söz konusu ürünlerin uluslararası değirmencilik sanayisinin aradığı standartları taşıdığını ifade etti.
Piyasada arz açığı oluşmasına müsaade etmedik
Kurumun satış sezonuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Güldal, piyasa aktörlerinin küresel gelişmeler karşısında önünü görebilmesi ve pozisyon alabilmesi amacıyla bu sezon alım ve satış fiyatlarının birlikte açıklandığını dile getirdi.
Dünyada lojistik alanda yaşanan sorunlar doğrultusunda satış sezonunun başlangıç tarihinin öne çekildiğini kaydeden Güldal; “1 Ekim olarak ilan ettiğimiz satış sezonumuzu 1 Eylül tarihine geri çektik. Piyasada arz açığı oluşmasına müsaade etmedik.” ifadelerini kullandı.
Devir stoklarıyla birlikte yüksek miktarda hububat stokunun bulunduğunu belirten Güldal, artan uluslararası fiyatları da dikkate alarak hububat ihtiyacı bulunan ülkelerin, kamu kurumlarının ve özel sektör kuruluşlarının taleplerini rekabetçi fiyatlarla değerlendirmeye hazır olunduğunu belirtti.
20 Milyon Ton Seviyesinde Depolama Kapasitesi
TMO’nun depolama kapasitesine de değinen Güldal, Türkiye’nin modern depolama altyapısı bakımından bölgenin en güçlü ülkelerinden biri olduğunu belirtti.
Lisanslı depolar dâhil toplam depolama kapasitesinin 20 milyon ton seviyesinde bulunduğunu, bunun yaklaşık 15 milyon tonunun lisanslı depoculuk sisteminde yer aldığını aktaran Güldal, hâlihazırda 5 milyon tonluk kullanılabilir kapasitenin ihtiyaç duyan ülkelerin, kurumların ve şirketlerin hizmetine sunulabileceğini söyledi.
Karadeniz havzasındaki ülkelerle depolama kapasitesini kullanarak ticari iş birlikleri geliştirmeye açık olduklarını ifade eden TMO Genel Müdürü Güldal, liman bölgelerimizdeki depo ve antrepo imkânlarının yabancı menşeli ürünlerin depolanması ve yeniden ihracatı açısından önemli fırsatlar sunduğunu kaydetti.
Bu coğrafi yakınlığı ticari iş birliklerine dönüştürerek bölgenin gıda güvenliğine katkı sağlama noktasında teklif ve değerlendirmelere açık olduklarını belirten Güldal, TMO olarak bu sürecin koordinasyonunu üstlenmeye hazır olduklarını dile getirdi.
Konuşmasının sonunda konferansın düzenlenmesinde emeği geçen IAOM Avrasya yetkililerine, Özbekistan’a ve katılımcılara teşekkür eden Genel Müdür Güldal, toplantının Türkiye, bölge ve dünya hububat sektörü açısından hayırlı sonuçlar doğurmasını diledi.