Bakan Bayraktar, İstanbul’da düzenlenen 16. Türkiye Enerji Zirvesi’ne iştirak etti. Özel Oturumda Sertaç Komsuoğlu’nun sorularını cevaplayan Bakan Bayraktar, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Bayraktar, özetle şunları söyledi: "Birkaç yıldır gördüğümüz bu savaş ve çatışma ortamında enerji tesislerinin, enerji altyapısının ana hedef haline geldiği bir süreci yaşıyoruz. Her zorlukla beraber bir kolaylık vardır, her riskle beraber farklı fırsatlar olabilir diye düşünüyoruz. Her zamankinden daha çok uluslararası anlamda iş birliğine ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz. Yaşadığımız kriz, modern zamanların en büyük enerji krizi.
Vatandaşlarımızı korumaya gayret ediyoruz
Türkiye enerjideki dışa bağımlılığını çözebilmek için kendi yerli yenilenebilir kaynaklarına yöneldi. Bir taraftan da çok önemli çeşitlendirme stratejileri izledi. Bugün Türkiye, bir taraftan boru hatlarıyla doğal gazını tedarik ederken bir taraftan da güçlü bir gazlaştırma altyapısıyla özellikle Kuzey Amerika kaynaklı LNG bolluğundan istifade etmeye çalıştı. 2016'dan sonra bizim gazlaştırma kapasitemiz 5 katına çıktı. Onun için Türkiye’ye daha çok LNG gelmeye başladı. Boru gazında oluşabilecek bir kesinti, aksamadan etkilenmemek adına bu çeşitlendirmeyi yaptık. Attığımız çeşitlendirme adımlarıyla Türkiye, hamdolsun bu şubat döneminden itibaren yaşanan büyük krize rağmen, büyük petrol ve arz krizine rağmen herhangi bir sıkıntı yaşamadı. Elbette fiyatlardan herkes gibi biz de etkileniyoruz, uyguladığımız destek programlarıyla da vatandaşlarımızı korumaya gayret ediyoruz. Vatandaşlarımızın arz güvenliğiyle alakalı herhangi bir sıkıntı yaşamamaları için büyük bir çaba ortaya koyuyoruz.
Suudi Arabistan'a olan desteğimizi göstermek için oradaydık. Hemen akabinde de Moskova'ya gittik. Dünyada enerji sektöründe nasıl iş birliğini arttırabiliriz, arz güvenliğine çözüm bulabiliriz noktasında görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Bundan sonra da enerji diplomasisini çok daha aktif, yoğun bir şekilde kullanmaya devam edeceğiz.
1 milyon varil hedefi
Türkiye Petrolleri, bugün itibariyle 300 bin varil petrol ve gaz üreten bir şirket. 2028'de 550-600 bin varillere gideceğiz. Hedef, günde 1 milyon varil üretime çıkabilmek. İnşallah yıl bitmeden yeni haberler, müjdeler gelebilir. Şirket satın alabiliriz, ortaklıklar yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Yeni sahalar olabilir, yeni ülkeler olabilir. Bunlarla beraber 1 milyon varil hedefine ulaşmak istiyoruz. Sadece yerli değil, milli üretim diyebileceğimiz Türkiye'nin dışarıdaki üretimini de arttırmayı hedefliyoruz.
Türkiye’nin kendi petrolünü ve doğal gazını araması lazım. Türkiye'de ve dışarıda araması lazım. Türkiye kendi gemileriyle doğal gaz, petrol arayan bir ülke haline geldi. Çok güçlü bir filomuz var; Lübnan offshore’una ilgi duyuyoruz. Suriye offshore’unda Türkiye var. Somali'de şu anda fiili arama var. Libya'da çalışmalarımız devam ediyor. Çok yakın bir zamanda Oruç Reis sismik gemimiz Pakistan'a gidiyor, oradaki sahalarda çalışacak.
Gabar'da bugün petrol üretiyoruz, 85 bin varillere geldik. Üretim devam ediyor. Hedefimiz, 2027 yılında üretimi 100 bin varillerin üzerine çıkarmak. İhtiyaç çok büyük. Dolayısıyla daha farklı şeyler yapmamız lazım. Şimdi o farklı şeyler için uğraşıyoruz.
Enerji ticaret merkezi olmak istiyorsanız, çok kuvvetli bir iç piyasanızın olması lazım. Gazın gazla rekabetini sağlamanız lazım. İhtiyaç duyduğumuz şeylerden bir tanesi burada var. İkinci ihtiyaç duyduğumuz şey, güçlü bir altyapı. BOTAŞ, bu yıl itibariyle 13 farklı ülkeden doğal gaz tedarik eden bir şirket haline geldi. Türkiye, doğal gazı ihraç eden bir ülke haline geldi. Gürcistan, Irak ve Suriye ile elektrik ticaretimiz var. Türkiye, güvenilir bir ülke, istikrarlı bir ülke; altyapısı güçlü. Malum Avrupa Birliği, Rus gazını almak istemiyor. 30 Ekim 2027'den itibaren Rus gazı boru hattıyla alınmayacak. 1 Ocak 2027'den itibaren de Rus LNG'si alınmayacak. Böyle bir ortamda Türkiye, önemli bir alternatif oluşturabilir. Yaptığımız yatırımlarla enerji merkezi olma yolunda gidiyoruz.
Milli Enerji 2040'ı 5 Kasım'da Dolmabahçe'de açıklayacağız. 2027'ye geldik; özellikle 2053 karbon nötr ekonomiye giderken buradan bir 13 yılımız var. 2040 tam orta tarih oluyor aynı zamanda. Bu 13 yılda yapacaklarımız bizi 2053'e götürecek, Türkiye'nin bu hedefine nasıl varacağını ortaya koyacak bir çalışmayı açıklayacağız. Türkiye'deki ekonominin bütün alanlarında elektriğin daha yoğun olarak kullanılacağı bir döneme doğru gidiyoruz. İşin özünde elektrikleşmenin olduğu ve Türkiye'nin enerji bağımsızlığına nasıl gideceğini ortaya koyduğu çok kapsamlı bir planı açıklayacağız.
İşin sonuna geldik. Şu anda yoğun bir test süreci devam ediyor. Önümüzdeki birkaç hafta içerisinde nükleer yakıtı yükleyerek fiziki başlangıcını hedefliyoruz ve 2027 yılından itibaren de sistemimizde Akkuyu'nun elektriğini kullanacağız.
Yeni nükleer santraller
Kanada Başbakanı geçen hafta Sayın Cumhurbaşkanımızı ziyaret etti. Masada ana gündemlerden bir tanesi nükleer konusuydu. Onlarla görüşmelerimiz devam ediyor. Pazartesi günü Güney Kore'ye gideceğiz. Güney Kore'de Sayın Cumhurbaşkanımızın ziyareti var. Orada da gündemlerimizden önemli bir tanesi yine nükleer olacak. Bunun yanı sıra Çin ve Rusya'yla da görüşmelerimiz devam ediyor. Türkiye'ye en uygun gelecek proje ve teknolojiyi belirleyip bu santralleri de hayata geçirmek istiyoruz.
COP31’DE yüzde 35 elektrifikasyon hedefi
Antalya'da COP31'de iklimle alakalı artık “konuşmadan aksiyona geçelim” mottosuyla Türkiye'nin ortaya koyduğu önemli bir program var. Türkiye'de elektrifikasyonla alakalı yapmak istediğimiz şeyi, dünyaya öneriyoruz; mutabakat sağlanırsa ‘2035'te %35'lik elektrifikasyon’ hedefinden COP31'in en önemli çıktısı olarak bahsedebiliriz. Ümit ediyorum dünyaya çok önemli bir mesaj veririz ve sadece mesaj vermekle kalmayız, devamında da dünyayı bu anlamda hareket ettirebiliriz.
Enerji desteği devam edecek
Vatandaşlarımızı fiyatlardan korumakla alakalı çok uzun zamandır zaten uyguladığımız destekler var, onlara devam ediyoruz. 2021-2026 yılları arasında toplam enerjiye verdiğimiz elektrik ve doğal gaz desteği, yaklaşık 74,9 milyar dolar, 75 milyar dolar. Şimdi bütçe maratonuna başlıyoruz, bütçemizde 600 milyar liranın üzerinde yine bir enerji desteği var. Hane halkına elektrik ve doğal gaz desteğine devam edeceğiz. Şubat'taki krizle beraber Eşel Mobil sistemiyle akaryakıtta maliyet tarafında Hazinemiz çok önemli bir vergiden vazgeçti. 250 milyar liraya yakın bir vergiden sarfınazar etmiş olduk. Bu desteklerle mümkün olduğu kadar vatandaşlarımızı korumaya gayret ediyoruz.
Yerli kömür santralleri
Özellikle yerli kömüre çok önemli destekler verdik, vermeye devam edeceğiz. 2029'a kadar ortaya koyduğumuz alım garantisi, bugüne kadar ortaya konmuş en iddialı programlardan bir tanesiydi. Farklı neler yapabiliriz; doğal gaz santrallerini sistemde tutmak önem arz ediyor, onları sistemde tutabilmek için neler yapacağız, bunlarla alakalı programı önümüzdeki dönemde hayata geçireceğiz."