Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Parçalı az bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Genel | Türkiye'nin enerji politikaları 3 temel eksen etrafında şekilleniyor

Türkiye'nin enerji politikaları 3 temel eksen etrafında şekilleniyor

Antalya'nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi'ndeki bir otelde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Rekabet Kurumu tarafından Enerji Piyasalarında Regülasyon ve Rekabet Zirvesi düzenlendi.

Antalya'nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi'ndeki bir otelde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Rekabet Kurumu tarafından Enerji Piyasalarında Regülasyon ve Rekabet Zirvesi düzenlendi.

KAYNAK: Anadolu Ajansı
Türkiye'nin enerji politikaları 3 temel eksen etrafında şekilleniyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın da katıldığı zirvenin açılışında konuşan Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, zirvenin enerji piyasalarının dönüşüm sürecinde rekabet hukuku ve regülasyon perspektifinin derinleştirilmesine, politika yapıcılar ile uygulayıcılar arasındaki etkileşimin güçlendirilmesine ve sektöre ilişkin tartışmaların zenginleşmesine önemli katkılar sunacağını söyledi.

Enerji piyasalarının tarihsel olarak en kapsamlı dönüşüm süreçlerinin birinden geçtiğini belirten Küle, küresel ölçekteki jeopolitik gelişmelerin, arz zincirlerindeki kırılganlıkların, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve iklim değişikliği ile mücadele politikalarının enerji sektörünü çok katmanlı bir yeniden yapılandırma sürecine soktuğunu kaydetti.

Son dönemde yaşanan küresel enerji krizlerinin enerji arz güvenliğinin yalnızca ekonomik bir mesele olmadığını gösterdiğini ifade eden Küle, "Küresel enerji krizleri enerji arz güvenliğinin aynı zamanda ulusal güvenlik, dış politika ve makroekonomik istikrar ile doğrudan bağlantılı olduğunu açık bir şekilde ortaya koymuştur. Bu durum, birçok ülkede enerji politikalarının yeniden gözden geçirilmesine ve daha müdahaleci politika araçlarının devreye alınmasına yol açmıştır." dedi.

Türkiye'nin enerji politikaları 3 temel eksen etrafında şekilleniyor

Bu dönüşümün de yalnızca arz ve talep dengesiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda piyasa tasarımlarını, düzenleyici çerçeveleri ve rekabet dinamiklerinin de doğrudan etkilediğine dikkati çeken Küle, şöyle konuştu: "Özellikle enerji arz güvenliği ile piyasa serbestleşmesi arasındaki denge, pek çok ülke bakımından yeniden düzenlenmektedir. Türkiye'nin enerji politikalarının son yirmi yılda arz güvenliğinin sağlanması, kaynak çeşitliliğinin artırılması ve dışa bağımlılığın azaltılması, serbestleşme ve rekabetçi piyasa yapısının güçlendirilmesi olmak üzere 3 temel eksen etrafında şekilleniyor. Bu politikaların küresel eğilimlerle uyumlu ancak ülkemizin kendine özgü yapısal ihtiyaçlarını da gözeten bir çerçevede yapılandırıldığı görülmektedir."

Enerji sektörünün doğası gereği yüksek sabit maliyetler, şebeke altyapısına bağımlılık ve doğal tekel özellikleri ihtiva eden bir sektör olduğuna işaret eden Küle, elektrik, doğal gaz ve akaryakıt gibi alanlarda faaliyet gösteren teşebbüslerin yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal refah açısından da kritik roller üstlendiğini dile getirdi.

Küle, enerji piyasalarında gerçekleştirilen serbestleşme reformlarının özel sektör yatırımlarının önünü açtığını, organize piyasa mekanizmalarının kurulmasıyla birlikte fiyatın daha şeffaf ve rekabetçi bir zeminde oluşması sağladığını ifade etti.

Enerji piyasalarının doğaları gereği tamamen serbest piyasa koşullarına bırakılabilecek bir alan olmadığını aktaran Küle, şöyle devam etti: "Bu piyasalar, yüksek altyapı bağımlılığı ve doğal tekel unsurları nedeniyle düzenleme ile rekabetin birlikte var olduğu hibrit bir yapı sergilemektedir. Bu hibrit yapının sağlıklı işlemesi, rekabet hukuku ile sektörel düzenlemeler arasındaki hassas dengenin korunmasına bağlıdır. Rekabet hukuku, yalnızca piyasa ihlallerine müdahale eden bir araç olmanın ötesinde piyasaların etkin, şeffaf ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasında temel politika araçlarından biri haline gelmiştir. Rekabet hukukunun bu rolü, özellikle enerji gibi stratejik sektörlerde daha da belirginleşmektedir."

Rekabet kurumu olarak amaçlarının etkin rekabeti koruyan, yatırım ortamını destekleyen ve tüketici refahını artıran bir piyasa yapısına katkı sunmak olduğuna değinen Küle, bu çerçevede rekabet hukukunun, yalnızca ihlalleri cezalandıran bir araç yerine aynı zamanda piyasa tasarımını destekleyen, yatırım ortamını iyileştiren ve uzun vadeli refahı artıran bir politika enstrümanı olduğunu kaydetti.

Küle, bu kapsamda Türkiye'nin bölgesel enerji merkezi olma hedefinin enerji piyasalarının hem düzenleyici hem de rekabetçi boyutunun birlikte ele alınmasını zorunlu kıldığını söyledi.

Düzenleyici otoriteler ile rekabet otoriteleri arasındaki işbirliğinin bu noktada büyük önem taşıdığına işaret eden Küle, "Bu zirve süresince ele alacağımız başlıklar, Türkiye'nin enerji politikalarının yalnızca bugününü değil, aynı zamanda geleceğini de şekillendirecek niteliktedir. Yapılacak tartışmaların hem teoriğe hem de uygulamaya yönelik olarak son derece değerli çıktılar üreteceğine inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız