Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Kapalı
37°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Genel | Türkiye’de üretilecek dünyaya ihraç edilecek

Türkiye’de üretilecek dünyaya ihraç edilecek

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yatırım teşvikleriyle üretim kapasitesini 2002’den bu yana yıllık 50 binden 230 bine yükselten Hyundai Türkiye’nin; 250 milyon avroluk yatırımla ilk aşamada yılda 30 bin IONIQ 3’ü Türkiye’de üreteceğini belirtti.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yatırım teşvikleriyle üretim kapasitesini 2002’den bu yana yıllık 50 binden 230 bine yükselten Hyundai Türkiye’nin; 250 milyon avroluk yatırımla ilk aşamada yılda 30 bin IONIQ 3’ü Türkiye’de üreteceğini belirtti.

KAYNAK: Gazetecin
Türkiye’de üretilecek dünyaya ihraç edilecek

Bakan Kacır, Kocaeli’de Hyundai Motor Türkiye IONIQ 3 Seri Üretim Başlangıç Töreni’ne katıldı. Yeni nesil mobilite teknolojilerinde öncü ülkeler arasında yer alma vizyonunun meyvesi olan yatırımın; sektöre, Türkiye’nin sanayi ve teknoloji üssü Kocaeli’ye, ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diledi.

Stratejik dayanıklılık

Küresel ekonominin adeta kabuk değiştirdiği; yerleşik kabullerin çatırdadığı bir dönemdeyiz. Uluslararası ticarette maliyet avantajını merkeze alan anlayış, yerini tedarik güvenliği, teknolojik yetkinliği ve stratejik dayanıklılığı önceleyen bir yaklaşıma bırakıyor. Yerinde üretimi, yakından ve dostlardan tedariki esas alan korumacı ekonomi politikaları bütün dünyada hızla yükseliyor. Teknolojinin gelişim ivmesiyle beraber ülkeler; kritik teknolojilerde öz yeterliliklerini, kendi kabiliyetlerini ve kapasitelerini genişletecek politikalar benimsiyor. Özellikle gelişmiş ekonomiler; üretim altyapılarını tahkim etmek, kritik teknolojilerde yetkinlik kazanmak ve stratejik yatırımları kendi coğrafyalarına çekebilmek için etkin ve müdahaleci uygulamaları devreye alıyor. Ancak bu ülkelerde uzun yıllar boyunca sürdürülen ve açıkçası sanayiyi zayıflatan politikaların yol açtığı kayıpların, bugün atılan adımlarla ne ölçüde telafi edilebileceği halen belirsizliğini koruyor.

Sanayi üretimi

Jeopolitik gerilimler, artan enerji maliyetleri, verimlilik sorunları ve rekabet baskısıyla karşı karşıya kalan sanayi üretimi, pandemi öncesi döneme göre Almanya’da yüzde 11,5; İtalya’da yüzde 5,8; Fransa’da yüzde 3,3 halen daha aşağıda. Aynı dönemde Türkiye’nin sanayi üretimini yüzde 31 düzeyinde artırmış olması ise; araştırma ve inovasyon kapasitemizi güçlendiren desteklerimizin, planlı sanayileşmeyi yaygınlaştıran adımlarımızın, nitelikli insan kaynağına yaptığımız yatırımların ve katma değerli üretimi önceleyen politikalarımızın kıymetini gösteriyor.

Üretim kabiliyeti

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son 23 yılda uyguladığımız üretim ve yatırım odaklı ekonomi modeli sayesinde; ihracatımızı 36 milyar dolardan 278 milyar dolara, imalat sanayimizin yıllık katma değerini 41 milyar dolardan 250 milyar doların üzerine çıkardık. Ülkemizi dünyanın sayılı üretim ve teknoloji geliştirme üsleri arasına taşıdık. Üretim kabiliyeti ve küresel değer zincirleriyle kurduğu güçlü bağlarla Türkiye, bugün, Çin’den sonra Avrupa ortasına kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülkedir. Bu başarıları; “Güçlü Sanayi, Güçlü Türkiye” vizyonumuzu sahiplenen, üreten, geliştiren, yeniliğe cesaret eden müteşebbislerimiz, sanayicilerimiz, mühendislerimiz ve emekçilerimiz ile hep birlikte elde ettik.

Otomotiv sektörü

Son 23 yılda üretimini 357 bin adetten 1,5 milyona; ihracatını 4,8 milyar dolardan 41,5 milyar dolara yükselten otomotiv sektörümüz; Türk sanayisinin lokomotifidir, öncü sektörüdür. Ana sanayide 60 bin, yan sanayide 250 bine yakın çalışma arkadaşımızı istihdam eden sektörümüz, oluşturduğu geniş değer zinciri ve güçlü çarpan etkisiyle; lojistikten yazılıma, demir-çelikten elektroniğe pek çok alanda üretimi, yatırımı ve istihdamı besliyor; Türk ekonomisine yüksek katma değer sağlıyor.

Yatırıma destek

Ülkemiz açısından böylesine stratejik bir sektörün rekabet gücünü artırmak ve teknoloji geliştirme kapasitesini derinleştirmek üzere Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak çok boyutlu bir destek mimarisi uyguluyoruz. 2002’den günümüze, yatırım teşviklerimizle; otomotiv ana ve yan sanayi firmalarına toplam 1,5 trilyon lira yatırım büyüklüğüne ulaşan 3 bin 880 yatırım projesinde destek olduk. Küresel rekabetin yeni şartlarını ve ülkemizin stratejik önceliklerini esas alarak yenilediğimiz teşvik sisteminde; otomotiv sanayinde nitelikli yatırımlara sunduğumuz desteklerin kapsam ve ölçeğini genişlettik.

YTAK Program

Otomotiv sektöründe toplam 57 milyar liralık yatırım büyüklüğüne sahip 6 projeyi, ülkemizin yüksek teknoloji ve katma değer odaklı kalkınma hedeflerini destekleyen Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programıyla, uygun finansman imkânlarıyla buluşturduk. Tarihimizin en büyük ölçekli yüksek teknoloji programı HIT-30’un mobilite ve batarya üretimine yönelik çağrılarıyla sektörümüzün dönüşümünü hızlandıracak stratejik yatırımlara kapsamlı destekler sunuyoruz.

Yerli ve milli otomobil Togg

Bu vizyonun en somut adımlarından biri olarak, yerli ve milli otomobilimiz Togg’u elektrikli ve akıllı bir mobilite platformu olarak hayata geçirdik. Togg’u hiçbir zaman salt bir otomobil projesi olarak görmedik; batarya teknolojilerinden yazılıma, güç elektroniğinden şarj altyapısına ülkemizde bütüncül bir mobilite ekosisteminin oluşmasına öncülük edecek teknoloji hamlesinin kritik bir halkası olarak kurguladık. Bugün Togg; binlerce emekçimizin çalıştığı otomotiv sanayimizin rekabet gücünü koruma, sektörümüzü yeni nesil teknolojilerle dönüştürme ve Türkiye’yi mobilitenin geleceğinde söz sahibi ülkeler arasına taşıma irademizin en güçlü göstergelerinden biri. Kuşkusuz, yeni mobilite vizyonumuzun başarıya ulaşması; Togg’la başlayan dönüşümün sektörümüzün geneline yayılmasıyla, yani elektrikli araçlarda üretim ölçeğimizi büyütmemiz, yeni yatırımları ve teknolojileri ülkemize kazandırmamızla mümkün.

Hyundaı IONIQ 3

Türkiye’de hâlihazırda üretim yapan küresel otomotiv firmalarının yeni nesil mobilite yatırımlarını ülkemize yönlendirmesi, mevcut üretim kapasitelerini elektrikli ve akıllı araç teknolojileriyle yenilemeleri bu nedenle bizler için çok kıymetli, çok önemli. Hyundai’nin tam elektrikli IONIQ3 modelinin seri üretiminin ülkemizde başlangıcı vesilesiyle bir aradayız. 30 yıldır faaliyette olan Hyundai Türkiye tesisleri, Hyundai’nin Güney Kore dışında ilk ve en uzun süredir faaliyet gösteren denizaşırı üretim tesisi olarak bugüne kadar 13 farklı modelin banttan inişine ev sahipliği yaptı. Sağladığımız yatırım teşvikleriyle üretim kapasitesini 2002’den bu yana yıllık 50 binden 230 bine yükselten Hyundai Türkiye; 250 milyon avroluk yatırımla ilk aşamada yılda 30 bin IONIQ3’ü ülkemizde üretecek.

Üretim merkezi

Bu yatırımı Türkiye’nin yeni nesil mobilite yolculuğunda müstesna bir konuma taşıyan iki önemli husus var. Birincisi, ilk kez uluslararası bir otomotiv üreticisi ülkemizde tam elektrikli binek araç üretimine başlıyor. İkincisi ise araç yatırımını tamamlayıcı olan Hyundai MOBİS’in batarya yatırımı. Hyundai Türkiye’nin IONIQ 3 yatırımı; yeni nesil mobilite vizyonumuzun küresel otomotiv üreticileri nezdinde karşılık bulduğunun, ülkemizin güvenilir ve ölçeklenebilir bir üretim merkezi olarak konumlandığının ispatı niteliğinde. Türkiye’yi elektrikli araç ve batarya teknolojilerinde küresel bir üretim üssü hâline getirme hedefimizde aşılmış çok önemli ve kıymetli bir eşik.” 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız