Bakan Bolat, Çelik İhracatçıları Birliği'nin (ÇİB) desteğiyle düzenlenen Steel Networking Summits 2026'da yaptığı konuşmada, çelik imalatının, sanayinin, ekonominin ve savunmanın ana girdisi sektörlerden olduğunu belirtti.
Bir ülkenin kendisini savunabilmesi ve ayakta kalabilmesi açısından güçlü çelik sanayisinin olmazsa olmaz şart olduğunu vurgulayan Bolat, altyapının, ulaştırmanın, enerjinin, makine imalatının ve savunma sanayisinin temelinde çelik sektörünün yattığını dile getirdi.
Ticaret Bakanı Bolat, dünyanın büyük ekonomilerinin metal, çelik ve mühendislik sektörlerini geliştirerek dünya ekonomisinde öncü olarak yer aldıklarına dikkati çekerek, metal, mühendislik ve otomotiv sektörlerinin birbirlerine bağlı, geçen yüzyılda ve yakın zamana kadar en stratejik sektörler olarak ülke sanayilerinin ve ekonomilerinin omurgasını oluşturduklarını anlattı.
Bu toplantıda 80'den fazla ülkeden 400'ün üzerinde katılımcının ağırlandığını belirten Bolat, "200'ü aşkın uluslararası sektör temsilcileri aramızdalar. 30'dan fazla da üst düzey konuşmacılar burada çelik zirvesinde söz alacaklar ve tartışmalara katkıda bulunacaklardır. Buradaki amaç, 'Küresel çelik sektörü nereye gidiyor?', bunları ortaya koymak, geleceği planlamak ve dünyadaki çelik sektörünü ilgilendiren trendleri tartışmaktır." ifadelerini kullandı.
Bakan Bolat, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Türk çelik sektörü, 2025 yılında 38,1 milyon ton ham çelik üretimi gerçekleştirerek dünyada yedinci, Avrupa’da ise birinci sırada yer almıştır. Çelik sektöründeki güçlü konumumuz, inşaat, otomotiv, makine, enerji, ulaştırma, gemi inşa ve savunma sanayileri açısından da adeta bir lokomotif görevi görmektedir. Türkiye, geniş üretim kapasitesi ve güçlü dış ticaret ağı ile hem ihracat yaparak hem ithalat yaparak dünyanın önde gelen çelik üreticileri ve çelik ticaret merkezleri arasında yer almaktadır. Bugün ülkemiz, 2025 yılı itibarıyla 615 milyar dolara ulaşan küresel çelik ticaretinde 17,1 milyar dolarlık ihracatı ve 200’den fazla ülkeye ulaşan ağıyla dünyanın 10'uncu çelik ihracatçısı konumundadır. Çelik ihracatımızın yüzde 42,3'lük bölümünü Avrupa Birliği'ne gerçekleştirmemiz, sektörümüzün uluslararası rekabet gücünün en somut kanıtı konumundadır."
Yüksek standartların istendiği Avrupa pazarında Türk çeliğinin aranılan bir ürün olmasının iftihar vesilesi olduğuna işaret eden Bolat, "Türk çelik sektörünün en önemli özelliklerinden birisi, üretim kapasitesinin yüzde 78'inin hurda bazlı elektrik ark ocağı teknolojisine dayanmasıdır. Üretimde ağırlıklı olarak hurda çelik kullanan Türk çelik sektörü, 27,5 milyon ton ham çelik üretirken 18,8 milyon ton çelik hurdası ithal etmiştir. Türkiye, bu anlamda dünyada hurda çelik ithal eden de önemli bir ülke konumundadır." şeklinde konuştu.
Ticaret Bakanı Bolat, ABD ve Avrupa Birliği'nin çelik sektörüne yönelik kararlarının ticareti önemli ölçüde etkilediğine işaret ederek, bu tedbirlerin yalnızca ihracatçı ülkeleri değil girdiye ihtiyaç duyan sanayi kolu yatırımcılarını ve nihai tüketicileri de olumsuz etkilediğini dile getirdi.
Ticaret Bakanı Bolat, "Uluslararası ticaret kurallarıyla bağdaşmayan ve ticaret ortaklarıyla yeterli istişareler, müzakereler yürütülmeden hayata geçirilen tek taraflı bu kısıtlamalar, kalıcı bir çözüm sunamamaktadır ve bu tür engeller hurda bazlı ve düşük karbonlu çeliğin verimli biçimde dolaşımını da sınırlandırdığı için çelikte ve sanayideki yeşil dönüşüm hedeflerine de zarar vermektedir." diye konuştu.
Türkiye Cumhuriyeti ve Hükümeti olarak küresel refahın artırılabilmesi için şeffaf, kurallara dayalı, adil ve serbest ticaretin gerekliliğini her fırsatta vurguladıklarını ve savunduklarını belirten Bakan Bolat, Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olduğunu ve Türkiye'nin de Avrupa Birliği'nin beşinci büyük ticaret ortağı olduğunu söyledi.