Pasifik ada ülkeleri Fiji ve Tuvalu, Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde kritik öneme sahip Pre-COP toplantılarına ev sahipliği yapıyor. COP31 Başkanı Kurum Antalya'daki müzakereler öncesinde Fiji ve Tuvalu’daki Pre-COP toplantılarına başkanlık ediyor. Bu kapsamda Fiji’de Pre-COP Paydaş Toplantısı düzenlendi. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, toplantıda COP31 Eylem Gündemi’ni Pasifik bölge ülkelerinin temsilcileriyle paylaştı. Toplantıda UNFCCC İcra Sekreteri Simon Stiell, Azerbaycan İklim Meselelerinden Sorumlu Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Muhtar Babayev, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen, Fiji Enformasyon, Çevre ve İklim Değişikliği Bakanı Lynda Tabuya da hazır bulundu.
İkinci 10 yılda artık zamanımızın kalmadığı bir sürece giriyoruz
Konuşmasında Pasifik adalarının iklim krizine karşı verdikleri mücadeleye dünyanın dikkatini çekmek istediklerini anlatan COP31 Başkanı Kurum, “Burada Fiji’de 2. Pre-COP’a ev sahipliği yapılıyor ve ikinci 10 yılda artık zamanımızın kalmadığı bir sürece giriyoruz. Bundan sonraki süreçte belki bu adalarda yaşayan halkların kendi evlerinde, kendi şehirlerinde yaşayamayacak duruma gelme ihtimallerini konuşuyoruz. Hatıralarının geçtiği şehirleri terk etmemek üzere yaşadıkları bir gerçeği de hepimiz biliyoruz. O yüzden Tuvalu'nun, Fiji’nin, Pasifik’in sesini duyuyoruz ve tüm gücümüzle bu mücadeleyi vereceğimizi de ben hem Avustralyalı dostlarımız adına hem de COP31 Başkanlığı adına bunu burada ifade etmek istiyorum” dedi.
10 öncelikli tema, 6 küresel hedef, 11 girişim ve 13 destekleyici çıktı
COP31’in diyalog, uzlaşı ve aksiyon temeli üzerinde hayata geçirileceğini belirten COP31 Başkanı Kurum şöyle devam etti: İhtiyaçları dinliyoruz, uzlaşıyla hareket etmeye çalışıyoruz ve aksiyonla da artık konuşmanın bittiği, eylemin, somut sonuçların gerçekleşmesi gerektiğini tüm dünyaya haykırıyoruz. COP31 Eylem Gündemi'ni de bu yaklaşımın temel parçası, ancak tabii burada tamamlanmış bir gündem olarak değil, birlikte geliştireceğimiz bir çerçeve olarak görüyoruz. Eylem gündemimizi 10 öncelikli tema, 6 küresel hedef, 11 girişim ve 13 destekleyici çıktı üzerine kurduk. Hedefimiz tüm unsurları somut sonuç üreten bütüncül bir uygulama mimarisinde buluşturmaktır. Dolayısıyla eylem gündemimizi bir etkinlikler listesi olarak değil, hedefleri somut sonuçlara dönüştürecek bütüncül bir uygulama çerçevesi olarak tasarladık.
Eylem gündemine yönelik olumlu ve yapıcı geri dönüşler aldık
Bugüne kadar çok sayıda görüşme, toplantı ve uluslararası zirveye katıldıklarını son olarak New York’ta COP31 Eylem Gündemi'ni resmen ilan ettiklerini anlatan COP31 Başkanı Kurum, “Ülkeler, uluslararası kuruluşlar, finans kuruluşları, özel sektör ve sivil toplumdan gerçekten oldukça olumlu ve yapıcı geri dönüşler aldık. Verilen mesaj son derece açıktı; ‘Artık yalnızca hedeflerimizi ve taahhütlerimizi ortaya koymakla yetinmemeli, bu hedeflerin nasıl hayata geçirileceğine dair daha fazla odaklanmalıyız.’ Biz de COP31'i tam bu anlayışıyla aslında uygulama COP'u olarak konumlandırıyoruz” diye konuştu.
Temaları birbirini tamamlayan bir bütün olarak ele alıyoruz
COP31 Başkanı Kurum daha sonra Eylem Gündemi’nin 10 öncelikli temasını ve 2035’e yönelik 6 uygulama hedefini katılımcılarla paylaştı: Eylem gündemimizi 10 öncelikli tema ile belirledik. Enerjiden sanayiye, yine şehirleşmeden gıdaya, okyanuslardan sağlığa kadar bütün temaları birbirini tamamlayan bir bütün olarak ele alıyoruz. Bu temaları iklim ve kalkınma dönüşümünün yine birbirini tamamlayan parçaları olarak görüyoruz. Uygulamaya yön vermek amacıyla 2035 perspektifiyle 6 küresel hedef ortaya koyuyoruz. Elektriğin nihai enerji tüketimindeki payını yüzde 35'e çıkarmayı, belediye atığı oluşumundaki öngörülen artışı en az yarı yarıya indirmeyi, binalarda enerji yoğunluğunu yine yüzde 25 azaltmayı, küresel döngüsel malzeme kullanım oranını en az yüzde 15'e çıkarmayı hedefliyoruz. Bunun için de aslında Uygulama Köprüsü dediğimiz Bridge 2035'e kadar bu mekanizmayı yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Bu tablo aslında eylem gündemimizin bütününü ortaya koyuyor. 2035 hedeflerimizi, bunları gerçekleştirecek girişimler, mekanizmalar, taahhütler ve ortaklıklarla destekliyoruz. Kısacası COP31 Eylem Gündemi ile hedefleri eyleme, eylemi de somut sonuçlara dönüştüren bir uygulama mimarisi oluşturuyoruz.
COP31’in başarıya ulaşması için iş birliği çağrısını yineleyen COP31 Başkanı Kurum sözlerini şöyle tamamladı: COP31 Eylem Gündemi'mizin amacı açıktır; ortak hedeflerimizi somut uygulamaya dönüştürmek. Sizleri bu sürecin aktif ortakları olmaya davet ediyorum. Diyalogla ilerleyelim, uzlaşıyla güçlenelim, eylemle sonuç alalım.
PRE-COP kapsamında Avustralya ve Almanya ile ikili görüşme
COP31 Başkanı Kurum Fiji’deki ilk gün programı kapsamında, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile bir araya geldi. Antalya’ya giden süreçte son durumun ele alındığı toplantı sonrası sosyal medya hesabından paylaşım yapan COP31 Başkanı Kurum, “Avustralya’nın müzakerelerde ortaya koyacağı güçlü yaklaşımın; COP31’de dengeli, kapsayıcı ve uygulama odaklı sonuçlara ulaşılmasına katkı sağlayacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı. COP31 Başkanı Kurum daha sonra Almanya Federal Çevre, İklim Eylemi, Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanlığı Devlet Sekreteri Jochen Flasbarth ile görüştü. Görüşmede enerji verimliliği, döngüsel ekonomi, yeşil sanayileşme konuları ele alındı.