Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, burada yaptığı konuşmada, inovasyonun ekonomik faaliyetin, sanayi üretiminin ve küresel rekabetin temellerini yeniden şekillendirdiğini vurgulayarak, değişimin hızı ivme kazandıkça, ileri teknolojileri geliştirme, hayata geçirme ve ölçeklendirme kapasitesinin ekonomik gücün, sınai rekabet gücünün ve stratejik özerkliğin belirleyici kaynağı haline geldiğini söyledi.
İnovasyon ekosistemini temelini 1700 AR-GE ve tasarım merkezi ile 115 teknoparkta faaliyet gösteren 13 binden fazla şirket oluşturuyor. Bu dönüşümün sonuçları, hızla ilerleyen savunma sanayimizde en açık biçimde görülmektedir. Türkiye bugün askeri İHA sistemlerinde dünyaya liderlik etmektedir. Artık kendi eğitim uçaklarımızı, helikopterlerimizi, deniz platformlarımızı, kara sistemlerimizi ve uydularımızı tasarlıyor, geliştiriyor ve üretiyoruz. Teknolojideki her büyük paradigma değişiminin yeni yetkinlikler inşa etmemiz ve küresel yüksek teknoloji ekonomisindeki konumumuzu güçlendirmemiz için bir fırsat penceresi sunduğuna inanıyoruz.
Bugüne kadar yaklaşık 120 bin Togg aracı yollara çıkmış durumda
Tamamen elektrikli millî otomobilimiz Togg, bu vizyonun somut bir tezahürüdür. Bugüne kadar yaklaşık 120 bin Togg aracı yollara çıkmış durumdadır. Bu tür başarı hikayelerini birçok alanda çoğaltmayı ve Türkiye’yi küresel yüksek teknoloji değer zincirinde çok daha yukarılara taşımayı hedefliyoruz. Girişimler bu hedefin merkezinde yer almaktadır. Teknoloji girişimciliğini, Türkiye’nin yeni nesil başarı hikayelerinin ana itici güçlerinden biri olarak görüyoruz. Türk girişimcilik ekosisteminin gerçek değerini doğru yeteneklerle buluştuğunda ortaya koyacağının bilincindeyiz.
TEKNOFEST’te binlerce yenilikçi fikrin ilk adımları atıldı
DENEYAP Teknoloji Atölyeleri, “Sektör Kampüste” girişimleri ve Millî Teknoloji Uzmanlık Programları gençlerin geleceğin teknolojileriyle erken yaşta ve uygulamalı olarak tanışmasını sağlamak üzere tasarlandı. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST’te binlerce yenilikçi fikrin ilk adımlarını atıldı. Bunların birçoğu bugün girişimlere dönüştü.
Girişim sermayesi ekosistemimize 750 milyon doların üzerinde ek kaynak sağlayacak
Girişimcilerin cesur fikirleri somut projelere, somut projeleri ise küresel başarı hikayelerine dönüştürebilmeleri için finansmana hızlı ve esnek erişimin kritik önemde. 2007'den bu yana devreye aldığımız fon ve fonların fonu mekanizmaları ile girişimcilik ekosistemine 130 milyon dolarlık kamu kaynağı aktardık. Kamu fonlarının oluşturduğu kaldıraçla toplam 2,8 milyar dolarlık fon hacmini harekete geçirdik. Kısa bir süre önce girişim sermayesi fonlarına 300 milyon dolarlık yeni bir kaynak tahsis ettiğimizi duyurduk. Bu yeni kaynak, girişim sermayesi ekosistemimize 750 milyon doların üzerinde ek kaynak sağlayacaktır.
Turcorn’ların toplam değerlemesini 100 milyar dolara ulaştırmayı hedefliyoruz
2019'da Türkiye’nin tek bir unicornunun dahi yoktu, bugün küresel arenada Türkiye'nin 8 unicornu (Turcorn) var, Türkiye’den 100 bin teknoloji girişiminin çıktığını görmeyi ve Turcorn’ların toplam değerlemesini 100 milyar dolara ulaştırmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda Türkiye’yi dünyanın ilk 10 girişimcilik ekosisteminden biri haline getirmek ve İstanbul’u girişimcilik ve teknoloji yatırımlarında küresel ölçekte ilk 20 merkez arasında konumlandırmak için çalışıyoruz.
5 binden fazla uluslararası teknoloji uzmanını ekosistemimize kazandırdık
Bu doğrultuda, girişimlerimize ölçeklenmeleri için sağlam bir kalkış pisti sunacak yeni programları devreye alıyoruz. Turcorn olma potansiyeline sahip girişimlere uçtan uca destek sağlamak amacıyla Turcorn 100 Programı’nı başlattık. Türkiye Tech Visa Programı, teknoloji uzmanlarının ve yenilikçi kurucuların Türkiye’de şirket kurmasını ve büyümesini sağlayan kapsamlı bir destek sunmaktadır. Program şu ana kadar 5 binden fazla uluslararası teknoloji uzmanını ekosistemimize kazandırmıştır.
Türkiye yapay zekâya hem büyük bir kararlılıkla hem de sorumluluk bilinciyle yaklaşıyor
Yapay zekânın yükselişini yeni nesil zorlukları da beraberinde getirdi. Öncü yapay zekânın geliştirilmesi giderek az sayıda teknoloji şirketi ve ekonomide yoğunlaşmaktadır. Yapay zekânın hızla yayılması emniyet, güvenlik, güven ve hesap verebilirlik konularında da büyüyen zorluklar yaratmakta. Yaygın olarak kullanılan birçok yapay zekâ modeli, farklı dillerin ve kültürlerin nüanslarını anlamakta yetersiz kalmakta. Teknoloji ve inovasyonu kalkınma vizyonunun merkezine koyan bir ülke olarak Türkiye yapay zekâya hem büyük bir kararlılıkla hem de sorumluluk bilinciyle yaklaşıyor.
Tübitak bünyesinde Yapay Zekâ Enstitüsü’nü kurduk
TÜBİTAK’ın Yapay Zekâ Ekosistem Çağrıları, ulusal yetkinlikleri ticari açıdan uygulanabilir ürün ve hizmetlere dönüştürmek amacıyla yapay zekâ çözümleri arayan şirketleri, teknoloji geliştiricilerini, üniversiteleri ve araştırma merkezlerini bir araya getirmektedir. Rekabet Öncesi İş birliği Programımız, sektör ortaklarının Türkçe tabanlı yapay zekâ çözümlerini ortaklaşa geliştirmelerine ve uygulamalarına olanak tanımakta.