İslam Ticaret ve Kalkınma Odası toplantıları kapsamında 20 İslam ülkesinden oda temsilcilerinin katılımıyla TOBB Kabul Salonu’nda imza töreni ve gala yemeği düzenlendi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın katılımıyla gerçekleştirilen törende zapt, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile İslam Ticaret ve Kalkınma Odası ile FSC'nin Başkanı Abdullah Saleh Kamel tarafından imzalandı.
İki kuruluş arasındaki kurumsal işbirliğinin kapsamını ve çerçevesini belirleyen anlaşmayla Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin özel sektör boyutunda daha sistematik ve sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi amaçlanıyor.
Hisarcıklıoğlu, törende yaptığı konuşmada, İslam ülkeleriyle her sektörde ticaret ve ortak yatırım yapabileceklerini söyledi.
Türkiye'nin İtalya ile Çin arasındaki coğrafyada en büyük sanayi üretim kapasitesini kurmuş, en çok sanayi ürünü ihracatını yapan girişimci bir ülke olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Yüzde 95'i sanayi malı olan 12 bin 600 farklı ürünle, 200'den fazla ülkeye, yılda 275 milyar dolar ihracat yapıyoruz. Hizmet ihracatıyla bu rakam 400 milyar doları buluyor. İhracatımızın yüzde 60'ını, AB ve ABD'ye yapıyoruz. Bu da Türk ürünlerinin kalitesini, fiyat rekabetçiliğini ve tüketiciler açısından beğenildiğini gösteriyor. Sahip olduğumuz üretim kabiliyeti son derece çeşitlidir. Türkiye, rekabetçi bir biçimde üretebildiği ürün sayısı ve pazar çeşitliliği açısından dünyanın sayılı ülkeleri arasındadır." dedi.
Türkiye son 20 yılda 290 milyar dolardan fazla küresel yatırım çekti
Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin ekonomik ve ticari gücünden örnekler vererek, şöyle konuştu: Türkiye'nin iş ve yatırımcı dostu ortamı küresel yatırımcıların ilgisini giderek daha fazla çekmektedir. Son 20 yıla baktığımızda Türkiye, 290 milyar dolardan fazla küresel yatırım çekmiştir. 2025'te Türkiye'ye gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı yüzde 12 artarak 13 milyar dolara ulaşmıştır. Bu yatırımlar sadece üretim ve ticaretle de sınırlı değildir. Türkiye, aynı zamanda önemli bir teknoloji ve inovasyon merkezi konumundadır. 740'tan fazla global şirket Türkiye'deki teknoparklarda faaliyette bulunmaktadır."
Pek çok küresel yatırımcının Türkiye'yi, güvenli büyüme ve geleceğe yönelik yatırım amaçlı, cazip bir ülke olarak gördüğüne işaret eden Hisarcıklıoğlu, "İslam ülkelerindeki kardeşlerimiz açısından da Türkiye bir fırsattır. İslam ülkelerinin sermaye birikimleriyle Türk özel sektörünün üretim tecrübesini bir araya getirmeliyiz. Bu sinerjiyi ortaya çıkarabilirsek dünyanın en önde gelen gücü haline dönüşebiliriz. Bunu sağlayacak en önemli mekanizma da Şeyh Abdullah Kamel'in başkanlığını yaptığı İslam Ticaret ve Kalkınma Odasıdır. Burayı daha çok kullanmalı ve küresel vitrinde öne çıkarmalıyız." değerlendirmesinde bulundu.
Ticaret ve yatırımları kısıtlayan engellerin kaldırılmasını savunmalıyız
Hisarcıklıoğlu, İslam ülkeleri arasında ticarette kısıtlama konulmaması gerektiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Bizler aynı zamanda ülkelerimizde reel sektörün ve girişimcilerin temsilcileriyiz. Kamuoyunu ve siyaseti etkileme imkanına sahibiz. Ülkelerimizde girişimcilik dostu bir ortamın kurulması, yeniliğin ve girişimciliğin teşviki, verimliliği artıracak ve adil bir rekabet ortamı tesis edecek yapısal reformların hayata geçirilmesi için hükümetlerimiz nezdinde lobi yapmalıyız. Ülkelerimiz arasında daha derin ticaret entegrasyonuna gidilmesini, aramızdaki ticaret ve yatırımları kısıtlayan engellerin kaldırılmasını savunmalıyız. Kuzey Afrika'dan Doğu Asya'ya kadar İslam ümmetinin entegrasyonunu ve işbirliğini hızlandırmanın yollarını aramalı ve hükümetlerimize bizler sunmalıyız. Böylelikle ve birlikte çalışarak milyonlarca Müslüman'a refah ve fırsat getirebiliriz."
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da küresel ekonominin jeopolitik gerilimler, artan korumacılık eğilimleri, tedarik zincirlerindeki dönüşüm ve dijitalleşmenin hızlanması gibi çok boyutlu gelişmelerle ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar, finansmana erişim sorunları ve yeşil dönüşüm gibi yeni sınamalarla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Bu çerçevede İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkeler arasındaki ticaret imkanlarının artırılması ve işbirliklerinin geliştirilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Yılmaz, "57 üyesi bulunan İslam İşbirliği Teşkilatı, dünya nüfusunun yaklaşık beşte birini barındırmakla beraber küresel mal ticaretinin yalnızca yüzde 10'u ila yüzde 11'ini oluşturmaktadır. Bu veriler, İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleri arasında önemli bir ekonomik potansiyel bulunduğunu da göstermektedir." diye konuştu.
Yılmaz, bu tablonun değiştirilmesi gerektiğini belirterek, "İslam ülkelerinin dünya ekonomisi ve ticaretinden aldığı payı artırmamız lazım. Bu da tek tek yapacağımız çabaların dışında birlikte yapacağımız işlerle gerçekleşecek. Bu kapsamda daha fazla üretim ortaklığına, yatırımlarda daha fazla işbirliğine, lojistiğe, bağlantısallığa ve entegrasyona ihtiyacımız var." ifadelerini kullandı.
Bu önemli dönüşüm sürecinde işbirliklerimizi artırmalıyız
Yılmaz, dünyanın dönüşüm sürecinden geçtiğine işaret ederek, "Bu ortamda en düşük maliyetle üretmenin yerini dayanıklı bir ekonomik yapı oluşturma hedefinin aldığını görüyoruz. Yükselen riskler karşısında yakın coğrafyalarla, dost ülkeler ve coğrafyalarla ekonomik bağlantıların çok daha ön plana çıktığını görüyoruz. İşte dünyanın bu önemli dönüşüm sürecinde işbirliklerimizi artırmalıyız ve oluşan bu ortamı kendi lehimize dönüştürmeliyiz. Riskler kadar fırsatlar da var bu yeni ortamda. Yeter ki biz bunları iyi analiz edelim ve güçlü bir işbirliğiyle bu fırsatları değerlendirelim." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, gala yemeği kapsamında TOBB ile FSC arasında imzalanan İşbirliği Mutabakat Zaptı'ndan dolayı memnun olduklarını dile getirerek, "Türkiye ve Suudi Arabistan hem ekonomik alanda hem siyasi alanda çok olumlu ilişkilere sahipler. Bu iki ülke ne zaman bir konuda bir araya gelse o konuda bir fark, başarı oluşturuyorlar. Bunu çeşitli hadiselerde gördük. Şimdi de yeni bir işbirliği oluşuyor. Bundan da büyük mutluluk duyduğumuzu ifade etmek istiyorum." dedi.
İş Birliği Mutabakat Zaptı
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Suudi Arabistan Odalar Federasyonu (FSC) arasında İş Birliği Mutabakat Zaptı imzalandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın şahitliğinde gerçekleştirilen imza töreninde, anlaşma TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile FSC Başkanı Abdullah Saleh Kamel tarafından imzalandı.
İki kuruluş arasındaki kurumsal iş birliğinin kapsamını ve çerçevesini belirleyen anlaşma ile Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin özel sektör boyutunda daha sistematik ve sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi amaçlanıyor.
İş Birliği Alanları
Mutabakat Zaptı kapsamında taraflar Oda akreditasyon sistemleri konusunda deneyim paylaşımı, Sektör meclisleri/konseyleri arasında iş birliği, Ortak sektörel platformların oluşturulması, Düşünce kuruluşları (özellikle TEPAV) arasında iş birliği ve TOBB ile FSC arasında Türkiye-Suudi Arabistan Ortak Oda Forumu'nun (TSCF) kurulması ve faaliyetlerinin desteklenmesi alanlarında iş birliği yapacak.
Bu iş birliği alanlarının uygulanmasını sağlamak amacıyla taraflar; somut faaliyetleri, performans göstergelerini, sorumlu kurumları ve uygulama takvimini içeren ortak bir Eylem Planı hazırlayacak ve ihtiyaç duyuldukça güncellenecek.
Ortak Oda Forumu (TSCF)
Mutabakat Zaptının en önemli unsurlarından biri, TOBB ile FSC arasında oluşturulacak Türkiye-Suudi Arabistan Ortak Oda Forumu (TSCF)'dur.
Bu kapsamda;
- TSCF, iş birliğinin yürütücü mekanizması olacak.
- En az yılda bir kez Türkiye-Suudi Arabistan İş Forumu düzenlenecek.
- TSCF Yönetim Kurulu yılda iki kez toplanacak; toplantılardan biri Türkiye'de, diğeri Suudi Arabistan'da gerçekleştirilecek.
- Taraflar, iş dünyasına yönelik faaliyetleri planlamadan önce mümkün olduğunca birbirleriyle istişare edecek ve koordinasyon içinde hareket edecek.