VivaTech 2026 Fuarı’nda bir konuşma yapan Bakan Kacır, girişimcilerin erişebileceği sermaye kanallarını genişlettiklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
Girişimcilere finansman
“Erken aşama şirketler, geleneksel teminat temelli finansman kriterlerine çoğu zaman uymamaktadır; bu yalnızca Türkiye’ye özgü değil, küresel bir gerçektir. Bu nedenle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak girişimcilerin erişebileceği sermaye kanallarını genişlettik. Kamu kaynaklarını harekete geçiren ve özel yatırımcıları sürece dahil eden fonların fonu yapıları ile eş yatırım mekanizmaları oluşturduk.
Avrupa’nın yükselen yıldızı
BiGG Programımız, tohum ve tohum öncesi aşamadaki teknoloji girişimleri için Türkiye’nin en büyük kamu destek mekanizması olarak faaliyet göstermektedir. 2007 yılından bu yana hayata geçirdiğimiz fon ve fonların fonu mekanizmaları aracılığıyla girişimcilik ekosistemine 130 milyon dolar kamu kaynağı yönlendirdik. Fonların fonu mekanizmasının oluşturduğu kaldıraç etkisi sayesinde toplam 2,8 milyar dolarlık fon hacmini harekete geçirdik. Geçtiğimiz ay ise girişim sermayesi fonlarına yönelik yeni bir 300 milyon dolarlık kaynak tahsisini duyurduk. Bu yeni kaynak, girişim sermayesi ekosistemimize ilave 750 milyon doların üzerinde kaynak sağlayacaktır. Girişimciliğin kapılarını toplumun her kesiminden yeteneklere açarak Türkiye’yi teknoloji girişimciliğinde Avrupa’nın yükselen yıldızı hâline getirdik.
Yapay zekâ önceliklerimizden biri
Bu sınır teknolojileri arasında yapay zekâ, sanayiye, araştırmaya, kamu hizmetlerine ve günlük yaşama olan etkisinin büyüklüğü nedeniyle en yüksek önceliklerimizden biridir. Veriyi işleme ve derin analitik içgörüler sunma kapasitesindeki hızlı gelişim sayesinde yapay zekâ çok geniş bir alanda dönüşümü yönlendirmektedir. İnovasyonun, verimliliğin ve küresel rekabet gücünün en güçlü itici güçlerinden biri hâline gelmiştir. Ancak ekonomik potansiyelinin ötesinde yapay zekâ; güven, hesap verebilirlik, adalet ve insan onuru konusunda derin soruları da beraberinde getirmektedir.
Büyüyen meydan okuma
Yapay zekânın geliştirilmesi giderek daha fazla sayıda sınırlı şirketin elinde yoğunlaşmakta; bu şirketler çoğu zaman yeterli kamusal hesap verebilirlik olmaksızın teknolojinin yönünü belirlemektedir. İleri düzey hesaplama altyapısına, yüksek kaliteli verilere ve nitelikli insan kaynağına erişimi olan ülkeler hızla ilerlerken, birçok ülke bu dönüşüme eşit koşullarda katılmakta zorlanmaktadır. Yapay zekâ aynı zamanda kültürel çeşitlilik açısından da büyüyen bir meydan okuma yaratmaktadır. Sistemler ağırlıklı olarak sınırlı sayıdaki dil, referans ve kültürel bağlam üzerinde eğitildiğinde; yerel bilgiyi zayıflatma, kültürel zenginliği aşındırma ve toplumları daha tekdüze bir dijital deneyime yöneltme riski ortaya çıkmaktadır.
Yapay zekâ devrimi
Yapay zekâ devrimini; adalet, merhamet ve sorumluluk ilkeleri temelinde insanlığın yararına yönlendirmeye kararlıyız. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan yeni Yapay Zekâ Eylem Planımız, bu vizyonu ekonomimiz ve toplumumuz için somut programlara, ölçülebilir hedeflere ve uygulanabilir araçlara dönüştürmek üzere tasarlanmıştır. Verimliliği artıran, sanayimizin rekabet gücünü güçlendiren, girişimcileri ve araştırmacıları destekleyen ve topluma sorumlu, insan odaklı bir anlayışla hizmet eden millî yapay zekâ yetkinlikleri inşa etmeye kararlıyız. Hedefimiz; Türkiye’yi yapay zekâ teknolojilerinde öncü ülkeler arasına taşımaktır.
Türkiye, küresel ortaklıklara açıktır
Küresel girişimcilere, kuruculara, mühendislere, araştırmacılara ve yatırımcılara mesajımız açıktır. Türkiye; sizin ortağınız, bölgesel ve küresel pazarlara açılan kapınız ve büyüme üssünüz olmaya hazırdır. Türkiye’de güçlü kamu programları, büyüyen girişim sermayesi ekosistemi, dünya standartlarında teknoparklar ve gelişmiş Ar-Ge merkezleri tarafından desteklenen canlı bir ekosistem bulacaksınız. Aynı zamanda sizinle birlikte çalışmaya, önünüzdeki engelleri kaldırmaya, yeni fırsatların kapılarını açmaya ve ilk adımdan küresel büyümeye uzanan yolculuğunuzun her aşamasında sizi desteklemeye kararlı bir devlet anlayışıyla da karşılaşacaksınız. Sizi Türkiye’ye gelmeye, bizimle birlikte üretmeye, bizimle birlikte büyümeye ve geleceği bizimle birlikte şekillendirmeye davet ediyoruz. Türkiye inovasyona açıktır. Türkiye yeteneğe açıktır. Türkiye küresel ortaklıklara açıktır.
Küresel ekonomik düzenin birçok cephede sınandığı bir dönemden geçiyoruz. Jeopolitik gerilimler, tedarik zincirindeki aksaklıklar, enerji güvenliği endişeleri ve kritik teknolojiler için hızlanan yarış, ülkelerin ekonomik gücü tanımlama biçimini değiştiriyor. Bu yeni çağda rekabet gücü, güçlü üretim kapasitesini dijital teknolojiler, nitelikli insan sermayesi, inovasyon ve sürdürülebilir üretim uygulamalarını bir araya getirebilenlere ait olacaktır. Ülkelerin, somut, sonuç odaklı ve uzun vadeli bir iş birliği kurabilecekleri güvenilir ortaklara ihtiyacı vardır.