Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, il programları kapsamında bulunduğu Edirne’de, Uzunköprü Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Temel Atma Töreni’ne katıldı.
Kacır, burada yaptığı konuşmada Anadolu’nun dört bir yanında yükselen fabrikaların umudun, özgüvenin müreffeh bir Türkiye’nin müjdecisi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Dünyada siyasi ve ekonomik dengelerin derinden sarsıldığı, yerleşik düzenin adeta kabuk değiştirdiği bir süreci müşahede ediyoruz. Serbest ticaret, küreselleşme, liberal ekonomi anlayışı yerini öz yeterliliğe, dost ve müttefiklerden tedarik yaklaşımına bırakıyor. Böylesine çalkantılı bir dönemde; güçlü, rekabetçi ve sürdürülebilir sanayi altyapısına sahip, Ar-Ge ve inovasyona yatırım yapan ülkeler küresel değer zincirlerinde daha üst basamaklara tırmanıyor, yeni dönemin kazananları oluyor.
Avrupa’da lideriz
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, son 23 yılda gerçekleştirdiğimiz asra bedel atılımlarla, ülkemizi küresel fırtınalara karşı korunaklı, üretim altyapısı sağlam bir liman haline getirdik. Türkiye’yi dünyanın önde gelen üretim üsleri arasına taşıdık. Ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, tekstil, ağaç ürünleri ve çelik üretiminde Avrupa’da lideriz. Alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar, rüzgâr türbini gibi ürünlerde Avrupa’nın önde gelen üreticileri arasındayız. Oluşturduğumuz güçlü üretim kapasitesi, kaliteyi önceleyen yaklaşımımız ve lojistikte sahip olduğumuz stratejik üstünlük sayesinde, küresel pazarlarda önemli bir rekabet avantajı yakaladık.
İhracat başarısı
2002’de ülkemizden bir yılda gerçekleştirilen ürün ihracatı 36 milyar dolardı ve bunun yalnızca 10 milyar doları bölümü orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerden oluşmaktaydı. Geçtiğimiz yıl ise 273,5 milyar dolarlık ürün ihracatı gerçekleştirerek yeni bir rekora imza attık. Bunun 112 milyar dolarlık diliminin orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlere ait olması Türkiye’nin yalnızca daha fazla üreten değil; daha nitelikli, daha katma değerli ve daha ileri teknolojiye dayalı üretim yapan bir ülke haline geldiğini açıkça gösteriyor. Bu dönemde elde ettiğimiz ihracat başarısının arkasında katma değerli üretim gücümüz var.
Sanayi katma değeri
2002 yılında 41 milyar dolar olan sanayi katma değerini geçtiğimiz yıl 246 milyar dolara yükselttik. Tüm bu başarıları; küresel ekonominin koronavirüs salgınıyla sarsıldığı, enerji ve hammadde krizlerinin derinleştiği, Avrupa sanayisinin kan kaybettiği ve maalesef yakın coğrafyalarımızda silahların susmadığı bir tabloda gerçekleştirmiş olmak, Türkiye’nin üretim gücünün, dayanıklılığının ve stratejik kapasitesinin tescilidir.
Anadolu’nun dört bir yanında yükselen fabrikalar
Sanayileşmeyi disiplinli bir zemine oturtan; altyapısı, lojistiği, kümelenme imkânları ve nitelikli istihdam kapasitesiyle ülkemizin küresel değer zincirlerindeki konumunu perçinleyen OSB modelimizi yurdumuzun dört bir köşesine yaymayı, Türkiye’yi dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına taşımak için öncelikli görüyoruz. Nitekim son 23 yılda bu perspektifi, bu vizyonu, bu iddiayı eyleme dönüştürmek üzere OSB’lerimizin sayısını 191’den 373’e, OSB’lerimizin büyüklüğünü 48 Bin hektardan 133 Bin hektara çıkardık. OSB’siz il bırakmadık. 2002’de OSB’lerimizde 11 bin olan üretimdeki tesis sayısını bugün 61 bini geçti; istihdamı 415 binden 2,7 milyona yükselttik. Bugün Anadolu’nun dört bir yanında yükselen fabrikalar umudun, özgüvenin müreffeh bir Türkiye’nin müjdecisi.
Kalkınma seferberliği
Anadolu şehirlerimiz savunma sanayiinden otomotive, biyoteknolojiden yenilenebilir enerjiye farklı alanlarda oluşturdukları üretim kabiliyetiyle ihracatımızın çeşitlenmesine ve teknolojik bağımsızlığımızın tahkimine önemli katkılar sunuyor. Edirne’de üretim gücünü ülkemizin dört bir yanına yayan, şehirlerimizin potansiyelini harekete geçiren bu kalkınma seferberliğinden hamdolsun payını artık daha güçlü şekilde alıyor. Nitekim son 23 yılda şehrimizde üretimi büyütmek üzere 4 yeni organize sanayi bölgesi kurduk. Organize sanayi bölgelerimizin toplam büyüklüğünü 1 milyon metrekareden 4,5 milyon metrekareye çıkardık. OSB’lerimiz bünyesinde bin 255 vatandaşımıza doğrudan istihdam sağlayarak, Edirne’mizin üretim, kalkınma ve refahına önemli katkılar sunduk.
Yatırım teşvikleri
Edirne’mizin büyüme ve kalkınmasında önemli pay sahibi KOBİ’lerimize KOSGEB eliyle bugünkü rakamlarla 1,2 milyar liralık destek sağladık. Yatırım teşviklerimizle ilimizde hayata geçecek yaklaşık 60 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 351 projenin önünü açtık. Yeni teşvik sistemimizle ilimizde yapılacak yatırımlarda istihdam edilecek çalışanların SGK İşveren Payının yarısını; Organize Sanayi Bölgelerimizdeki yatırımlarda 2 yıl boyunca Bakanlık olarak bizler karşılıyoruz. Şehrimizde yapılacak yatırımlarda kullanılacak krediler için finansman desteğini 30 milyon liraya çıkardık. 9,25 puan finansman desteği sağlıyoruz. Yatırımın niteliğine göre yüzde 30’a varan yatırıma katkı oranı ile vergi indirimi sunuyoruz. Yatırım makinelerinde KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti veriyoruz.
Yüksek katma değerli yatırımları kazandırmayı hedefliyoruz
Yeni teşvik sistemimizin en önemli unsurlarından biri olan Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı ile; âtıl potansiyeli üretime dönüştüren, yerelin ihtiyaçlarına cevap veren ve şehirlerimizin yetkinliğini teknolojiyle geliştiren bir kalkınma seferberliği yürütüyoruz. Yerel Kalkınma Hamlesi Programın ilk çağrısında; çeltik kabuğu ve sapından biyoçar ve katma değerli ürünler üretimi, hassas tarım ekipmanları ve tarım makineleri üretimi tesisleri için Edirne’de 615 milyon liralık yatırım başvurusu aldık. Destek başlıklarını güncellediğimiz program kapsamında bu yıl; Asgari 500 büyükbaş entegre et ve/veya süt hayvancılığı yatırımı, akıllı tarım teknolojileri, makineleri, ekipmanları ve aksamları üretimi, ses ve ısı izolasyonu sağlayan katma değerli malzemelerin üretimi ve tahıl ürünlerinden yüksek katma değerli ürün üretimi yatırımlarını Edirne’mize kazandırmayı amaçlıyoruz. Bu projelerin her biri için 301 milyon liraya kadar finansman desteği ve yatırımın yüzde 50’si oranında vergi indirimi sağlayacağız.
KOBİ’lere kefalet desteği
Ayrıca KOBİ’lerimize kefalet desteği veriyoruz. Emek yoğun dört sektör dışındaki imalat sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren KOBİ’lerimizin 2025 yılı Kasım-Aralık dönemindeki ortalama istihdam seviyelerini muhafaza etmeleri şartıyla, kullandıkları kredilerin finansman maliyetinin 10 puanını KOSGEB eliyle biz karşılıyoruz. Böylelikle yıllık finansman maliyetini KOBİ’lerimiz için yüzde 23’e kadar indirmiş olacağız. Üretenin, bu ülke için alın teri, akıl teri dökenin, taş üstüne taş koyanın yanında olmaya devam edeceğiz.