Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Parçalı az bulutlu
31°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Eğitim | Öğretmenlere derste cep telefonu yasağı!

Öğretmenlere derste cep telefonu yasağı!

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

KAYNAK: Anadolu Ajansı
Öğretmenlere derste cep telefonu yasağı!

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından 8 Eylül'de açıklanan PISA 2025 sonuçlarını değerlendiren Tekin, "Bu başarıyı 1-2 yıl gibi periyotlarda yapılan çalışmalarla sınırlandırmak irrasyonel bir yaklaşım." dedi.

PISA gibi uluslararası derecelendirme mekanizmalarında nelerin ölçüldüğünü ve Türkiye'deki eğitim öğretim sisteminde nelerin eksik olduğunun bir analizinin yapılması gerektiği aktaran Tekin, 2001'de AK Parti kurulurken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konuya yönelik önermelerinin bulunduğunu belirtti.

PISA skorlarının yükselmesinde müfredatın "beceri odaklı" olmasının da etkisinin bulunduğunu kaydeden Tekin, ayrıca 2013'te ölçme-değerlendirmenin işlevini artırmak için Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğünü kurduklarını ifade etti.

PISA 2025 sonuçları açıklanmadan yaklaşık 15 gün önce PISA yönetimiyle çevrim içi bir toplantı yaptıklarını anlatan Tekin, "Toplantıda PISA Yönetim Kurulu Başkanı bizden şöyle bir şey istedi. Dedi ki: '8 Eylül'de yapacağınız konuşmada, bizim çok dikkatimizi çeken bir şey var, bunu diğer ülkelere anlatmanızı istiyoruz. Türkiye olağanüstü bir başarı çıtası gösteriyor. Fakat ilginç olan bir şey var, bu çıta, 2015'ten sonra yükselişe geçiyor." diye konuştu.

Türkiye'nin PISA skorlarındaki başarısı

Bakan Tekin, o tarihten itibaren özel öğretim kurslarına "Programlarının, müfredatlarının Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanması ve Millî Eğitim Bakanlığı müfredatıyla uyumlu olması" şartını getirdiklerini bildirdi. "FETÖ vesayetinin kaldırılması, müfredatın yenilenmesi, öğretmen kaynağının artırılması ve fiziki kapasite. Bu 4 nedenden dolayı Türkiye, PISA skorlarında başarılı oldu diyebilir miyiz?" sorusuna Tekin, "Evet." yanıtını verdi.

Bakan Tekin, 2014'te okullarda, Destekleme ve Yetiştirme Kurslarının (DYK) başlatıldığına işaret ederek, öğrencilerin dershanelerden alacağı hizmeti, ücretsiz okullarda almaya başladığını anlattı. OECD'nin ilgili birimleriyle Millî Eğitim Bakanlığı arasındaki kopukluğu gidermek üzere OECD bünyesinde bir eğitim ataşeliği açıldığını bildiren Tekin, "Bu diyalog mekanizmalarını sağlıklı kurduk ve bu noktaya geldik." dedi.

Okullarımızda sağlıklı bir eğitim öğretim ortamının inşası için gerekli adımlar atıldı

Bakan Tekin, siyaset bilimci olduğunu hatırlatarak uluslararası arenada bir ülkenin demokratik gösterge ve demokratikleşme trendi açısından pozisyonunun genel bütçesinden hangi alanlara daha çok kaynak ayrıldığıyla ölçüldüğünü dile getirdi. Türkiye'nin 2002 bütçesinde Millî Eğitim Bakanlığının bütçesinin sıralamada dördüncü olarak yer aldığını hatırlatan Tekin, o yıllarda başka alanlara kaynak ayrıldığını aktardı.

Okullarda dijitalleşme ve telefon kullanımı

Avrupa ülkelerinin PISA puanlarında yaşanan düşüşün en büyük nedenlerinden birini "dijitalleşme ve telefon kullanımı" olarak gördüğü belirtilerek, buna ilişkin değerlendirmesi sorulan Tekin, 2023'te bakan olarak göreve başlamasının ardından her yaz eğitim öğretim yılı ile ilgili genel uygulamaları anımsatan birer genelge yayınladıklarını hatırlattı.

Türkiye'nin, öğrencilere cep telefonu yasağa getiren ilk ülkelerden biri olduğunun altını çizen Tekin, ardından birçok Avrupa ülkesinde okullarda cep telefonu kullanımının yasaklandığına dikkati çekti.

Öğretmen ders anlatırken sosyal medyadan paylaşımlar yapılmasının öğrencilerin motivasyonunu dağıttığına işaret eden Tekin, okulu manipüle etmelerine sebep olabilecek bir alanın orada oluştuğunun da altını çizdi.

Türkiye genelinde tüm okullarda uygulanan cep telefonu kullanımı yasağına bu sene bir şey daha eklediklerini dile getiren Tekin, "Az sayıda da olsa sınıftaki cep telefonu kullanımını biraz abartan öğretmen arkadaşlarımız vardı. Bu yıl, öğretmen arkadaşlarımıza da derste cep telefonu kullanmamaları konusunda bir uyarıda bulunduk." diye konuştu.

Öğretmenlere beyaz önlük

Yeni eğitim öğretim yılı genelgesinde öğretmenlerin beyaz önlük giymesinin bulunduğunun hatırlatılarak, bu uygulamadaki hedefin sorulması üzerine Tekin, "Yaptığımız hiçbir şeyi anlık kararlarla yapmıyoruz. Sahadan bize gelen şikâyetler, eleştiriler ve öneriler doğrultusunda tedrici bir mantıkla uygulamalarımızı hayata geçirmeye çalışıyoruz. Ben, bakanlık görevine başladığım hafta bunu açıkladım ve dedim ki yaptığımız her işi öğretmenlerimizle ve idarecilerimizle konuşarak yapacağız." ifadelerini kullandı.

"Öğretmenler Odası" adıyla bir platform oluşturduklarını anımsatan Tekin, katıldıkları her il programında resmi programlarının dışında gayriresmi olarak habersiz okul ziyaretleri yaptıklarını, öğretmenlerle öğretmenler odasında sohbet ettiklerini söyledi. 

Yalova'da yarın programı olduğunu, resmi programlara başlamadan bir okulu ziyaret ederek öğretmenlerle söz konusu uygulamaları değerlendireceklerini dile getiren Tekin, şunları kaydetti: "Burada rahatsız olunan bazı uygulamalar var. Mesela veliler diyorlar ki 'Okula gidiyoruz, öğretmenle veliyi, öğretmenle öğrenciyi birbirinden ayırt edemiyoruz. Kim öğretmen kim değil? Kıyafetinden göremiyoruz. Çok farklı kıyafetlerle bizi karşılayan öğretmenler var.' Mesela çok marjinal bir örnek olduğu için bunu söyleyeyim. Bir başka ülkenin bayrağını taşıyan bir tişörtle derse giren, işte burada farklı dillerde yazılar olan, farklı siyasi ya da toplumsal sembollere atıfta bulunan mesajlar veren kıyafetler... Şimdi bunların hepsi öğretmen itibarını zedeleyen şeyler. Bizim öğretmen kitlemizin tamamına yakını öğretmen itibarına yakışır, öğretmenin saygınlığına yakışır şekilde zaten giyiniyor. Ancak arada bu tür kötü örnekler bütün öğretmen arkadaşlarımızı da zan altında bırakıyor. Bütün öğretmen arkadaşlarımızın emeğinin çalınması sonucunu doğuruyor. Bütün öğretmen arkadaşlarımızın itibarlarını zedeleyen bir noktaya geliyor. Bu örneği artırmak mümkün."

Kimse kanun koyucunun yerine kendisini koyamaz

Bazı sendikaların bu karara itiraz ettiklerini anımsatan Tekin, "Türkiye bir hukuk devleti. Hukuk devletinde sivil toplum örgütleri, kamu otoritesine hukuk kuralı dayatma yetkisine ve inisiyatifine sahip değildirler. Sivil toplum örgütleri ve sendikalar hukuk kurallarının uygulanmasını takip ederler. Aksi durumda kanun koyucu gibi davranırlarsa, bu siyaseten, demokratik olarak hukuk devleti prensipleriyle çelişir." ifadelerini kullandı.

Veriler doğrultusunda revizyonlar yapıyoruz

Tekin, okullarda her yıl zümre öğretmenler toplantısı olduğunu, burada aynı dersi okutan öğretmenlerin yıllık planla ilgili toplantı yaptıklarını anımsattı. Söz konusu toplantıların okul, ilçe, il ve ülke zümresi adıyla yapılması amacıyla mevzuatı da oluşturduklarını aktaran Tekin, bu toplantılardan gelen veriler doğrultusunda revizyonlar yaptıklarının altını çizdi.

Bugüne kadar yaptıkları içerisinde çok kapsamlı bir değişikliğin bulunmadığını belirten Tekin, minimal düzeyde değişikliklerin olduğunu, revizyonları kitapların içine işlediklerini söyledi.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bu yıl itibarıyla okul öncesi, ilkokul 1, 2 ve 3'üncü sınıflarda, ortaokulda 5, 6, 7, lisede ise hazırlık, 9, 10 ve 11'inci sınıflarda uygulandığını aktaran Tekin, "Önümüzdeki yıl, bütün öğretim kademelerinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne geçmiş olacağız. Bunu yaparken bir taraftan öğretmen eğitimlerini Millî Eğitim Akademisi üzerinden yürütüyoruz. Bir taraftan da ders kitaplarının güncellenmesiyle ilgili süreci yürütüyoruz." diye konuştu.

Uyum haftasına katılım yüzde 90

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkürlerini sunan Tekin, kendisine konuyu arz ettiğinde, çocuğu okula başlayan ve uyum haftasına dâhil olan kamu görevlilerinin izinli sayılmalarına yönelik Cumhurbaşkanlığı genelgesi yayımlanması talimatı verdiğini söyledi. Uyum haftasına yönelik Bakanlığın basın açıklamasında, özel sektörden de velilere yönelik destek olunması ricasında bulunduklarını dile getiren Tekin, "Okul öncesi, ilkokul sınıf ve ortaokul beşinci sınıf düzeyinde yüzde 90 oranında uyum haftasına katılım oldu." dedi.

Okul Randevu Sistemi rutin görüşmelerle ilgili

Bakan Tekin, veliler için Okul Randevu Sistemi'ni 2023'te genelgeyle pilot olarak başlattıklarını, bu yıl da zorunlu hale getirdiklerini kaydetti.

Bakan Tekin, "Okul Randevu Sistemi"ni başlatma nedenlerini şöyle anlattı: "Veli bir kızgınlıkla geliyor okula. Eğitim öğretim ortamına yakışmayan davranışlar da bulunuyor. Bazen öğretmenlerimize, toplum içinde, koridorda. Bunlar öğretmen itibarıyla ilgili önemli problemler. Koridorda veli ile tartışan bir öğretmen ve velinin haklı talepleri olabilir, onları karşılayacak bile olsa sanki bir talimatla hareket ediyor gibi bir tablo ortaya çıkıyordu. Bunların hepsini aşacak bir düzenleme yaptık. Veliler, acil durumlarla ilgili okul müdürü ile irtibata geçip görüşmelerini yapabilirler. Ama bizim bu uygulamamız rutin görüşmelerle ilgili."

Ara tatillerin devam edip etmeyeceği tartışmalarına ilişkin Tekin, öğrencilerin yılda 180 iş günü okula devam etmesi ve öğretmenlerin en az 2 ay tatil yapmasına ilişkin yasal düzenlemeler bulunduğunu söyledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız