Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Açık
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Diğer | Hukukçu olmak herkese eşit şekilde davranmayı gerektirir

Hukukçu olmak herkese eşit şekilde davranmayı gerektirir

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde ‘Hukuk Klinikleri Sertifika Töreni’nde konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yargıya yönelik yapılan eleştirilere değinerek, Birkaç kararı cımbızla ortaya çıkarıp, işte yargı böyle, işte adalet böyle şeklindeki karalamaların yargıya güveni zedelemeye yönelik bir çaba olduğunu görüyoruz.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde ‘Hukuk Klinikleri Sertifika Töreni’nde konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yargıya yönelik yapılan eleştirilere değinerek, Birkaç kararı cımbızla ortaya çıkarıp, işte yargı böyle, işte adalet böyle şeklindeki karalamaların yargıya güveni zedelemeye yönelik bir çaba olduğunu görüyoruz.

Hukukçu olmak herkese eşit şekilde davranmayı gerektirir

Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nı önemsediklerinin de altını çizen Adalet Bakanı Tunç, önümüzdeki yıl uygulamasına başlanacak Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı'nın, hem hukuk eğitiminde hem de mezuniyetten sonraki süreçte kalitenin artmasına katkı sağlayacağını dile getirdi.

Hukukçu olmak herkese eşit şekilde davranmayı gerektirir

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde ‘Hukuk Klinikleri Sertifika Töreni’nde öğrencilere seslenen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, şöyle konuştu: "Bu, bir bayrak yarışıdır. Yarın bizim bulunduğumuz yerlerde sizler olacaksınız. Nerede olursak olalım, hangi görevi yapıyorsak yapalım, taviz vermememiz gereken şey hukukçu kimliğimiz olmalı. Adalete olan bağlılığımızdan hiçbir şekilde ödün vermememiz gerekir. Hukukçu olmak, dili, ırkı, dini, inancı ne olursa olsun herkese eşit şekilde davranmayı gerektirir. Bugün dünyanın dört bir yanında meydana gelen olaylarda yaşanan adaletsizliklere, eşitsizliklere maalesef hepimiz tanıklık ediyoruz. İnsanlara dinlerine göre, dillerine göre, milliyetlerine göre davranıp, buna karşın adil olduğunu iddia edenleri görmekteyiz. Filistin'de planlı bir şekilde yürütülen çocuk, yaşlı genç, kadın erkek demeden yapılan kıyımlara hepimiz şahidiz. Yaşadığımız günler bir kez daha adil olduğunu iddia edenlerin aslında adaleti herkes için savunmadıklarını tüm açıklığıyla gösterdi."

Dünya’nın gözü önünde insanlık suçu işleniyor

7 Ekim'den bu yana dünyanın gözü önünde bir insanlık suçu işleniyor. Çocuklar katlediliyor. Kadınlar, masum insanların üzerine bombalar yağdırılıyor. Filistinliler maalesef bombaların altında can veriyor diyen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, konuşmasına şu şekilde devam etti: “İşte bu insanlık suçu işlenirken, bu savaş suçu işlenirken, orada katliam yapılırken, bu soruna çözüm bulması gereken uluslararası kuruluşların maalesef çözüm olmadığını ve etkisiz kaldıklarını üzülerek görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın her platformda Birleşmiş Milletler kürsüsüne varıncaya kadar dünya beşten büyüktür. Daha adil bir dünya mümkündür derken işte bugünlere işaret ediyor. Dünyada adaleti sağlayamadıklarını üzülerek görüyoruz. Biz Türkiye olarak hakkaniyeti uluslararası alanda da adaleti savunmaya devam edeceğiz. Filistinli mazlumların, Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya, onları desteklemeye, bir an önce ateşkesin sağlanması noktasındaki çabalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz”

Hukuk mesleklerine giriş sınavını önemsiyoruz

Hukuk fakültesi öğrencilerinin çağın ihtiyaçlarına uygun, sorunlara cevap verebilecek bir eğitim alınması için yüksek eğitim kurumlarıyla işbirliği halinde olduklarını ifade eden Adalet Bakanı Tunç, "Eğitim kalitesini, akademisyen kadrosunu güçlendirerek hukuk eğitiminin özellikle lisans düzeyinde çok daha kaliteli olması noktasındaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz." diye konuştu.

Hukuk fakültesi bittikten sonraki süreci de önemsediklerini ifade eden Bakan Tunç, önümüzdeki yıl uygulamasına başlanacak Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı'nın, hem hukuk eğitiminde hem de mezuniyetten sonraki süreçte kalitenin artmasına katkı sağlayacağını dile getirdi.

Bakan Tunç, "Hukuk fakültesini tamamlayan kardeşlerimizin artık bir ön elemeden geçmesi gerekiyor. Mezunlar, 2024 yılından itibaren Hukuk Meslekleri Giriş Sınavı'na girmeden avukatlık stajına başlayamayacak, hakim ve savcı yardımcılığı sınavına giremeyecek." dedi.

Hukuk kliniklerine de değinen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, dünyada sayılı üniversitede bulunan bu klinikler sayesinde öğrencilerin, adliyelerde hakim ve savcılarla bir araya gelerek teoride öğrendiklerini uygulamada pekiştirme fırsatına sahip olduklarını belirtti. Tunç, "Bu klinikler, geleceğin hukukçularının donanımlı ve etkili birer hukukçu olmasına önemli katkılar sunuyor. Bu klinikler sayesinde öğrenciler, gerçek hukuki sorunlarla yüzleşiyor ve bu sorunları çözme yeteneği kazanıyor." diye konuştu.

Yargının töhmet altında bırakıldığını üzülerek görüyoruz

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, en önemli gayelerinin, adaletin doğru ve tarafsız şekilde tecelli etmesi olduğunu söyledi.

Vatandaşın yargı hizmetlerinden duyduğu memnuniyeti en yüksek noktaya çıkarmaya gayret ettiklerini belirten Bakan Tunç, şöyle devam etti: "Son zamanlarda özellikle adalete güveni sarsmak, devlete güveni sarsmak için, milyonlarca karar içerisinden birkaç hatalı karar öne çıkarılarak bütün yargının töhmet altında bırakıldığını üzülerek görüyoruz. Geçen yıl 12 milyon davada karar verilmiş. Tabii ki hatalı kararlar olabilir. Bunların düzeltilmesine yönelik mekanizmalar elbette ki yargı içerisinde var. İstinaf var, temyiz var, bireysel başvuru hakkı var, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nden doğan haklar var. Yargının hatalı kararları elbette ki yine yargı içerisinde düzeltilebilir. Ama birkaç kararı cımbızla ortaya çıkarıp, işte yargı böyle, işte adalet böyle şeklindeki karalamaların yargıya güveni zedelemeye yönelik bir çaba olduğunu görüyoruz. Buna hiçbir zaman müsaade etmeyiz." dedi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız